5 Aralık 2020 Cumartesi

Türkiye, yüksek öğretimde dünyada ilk 10'da

 Türkiye, 2018 yılında yükseköğretimde sahip olduğu uluslararası öğrenci sayısıyla dünyada bu alanda ilk 10 ülke arasına girdi.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünce (UNESCO) bir süre önce yayımlanan 2018 yılı verilerine göre, 125 bin 138 öğrenci sayısı ile yükseköğretimde dünyada en çok uluslararası öğrenciye sahip 10'uncu ülke oldu.

Dünyada toplam 5 milyon 571 bin 402 uluslararası öğrenciden 987 bin 314'ü Amerika'daki yükseköğretim kurumlarında öğrenim görüyor.

Amerika'yı sırasıyla 452 bin 79 öğrenci ile İngiltere, 444 bin 514 öğrenci ile Avustralya izledi.

UNESCO'nun 2018 verilerine göre, dünyada en çok uluslararası öğrenci çeken ilk 10 ülke şöyle:

ABD 987.314
İngiltere 452.079
Avustralya 444.514
Almanya 311.738
Rusya 262.416
Fransa 229.623
Kanada 224.548
Japonya 182.748
Çin 178.271
Türkiye 125.138
2021 hedefi 220 bin öğrenci

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, uluslararası öğrenci sayısının son 5 yılda çok büyük bir artış gösterdiğini söyledi.

"Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almayı hedef olarak belirleyen Türkiye, bu hedefine ilk olarak yükseköğretim alanında ulaştı. 2014 yılında 48 bin 183 olan ülkemizdeki uluslararası öğrenci sayısı 2018'de 2,5 katı artarak 125 bin 138'e yükseldi ve Türkiye dünyada en çok uluslararası öğrenci çeken ilk 10 ülke arasında yer aldı."

2014 yılında toplam 4 milyon 495 bin 697 uluslararası öğrencinin yüzde 1,07'si Türkiye'de eğitim görürken, 2018'de bu oranın yüzde 2,24'e yükseldiğini anlatan Saraç, şu bilgileri verdi:

"UNESCO'nun yükseköğretim alanındaki verileri 2-3 yıl geriden geliyor. 2018 yılı verileri yeni açıklandı. Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda yükselişini sürdürerek ilk 10 ülke içinde daha da üst basamaklara çıkacağını göreceğimize inanıyoruz. Çünkü 2019'da 154 bin 505 olan ülkemizdeki uluslararası öğrenci sayısı bugün itibarıyla 200 bini aşmış bulunmaktadır. 2021 yılında ise bu rakamın pandemi koşullarına rağmen, aldığımız çeşitli kararlar, düzenlediğimiz sanal fuarlar, diğer tanıtım faaliyetleri ve en önemlisi iyi bir ekip çalışmasıyla 220 bini geçmesini hedefliyoruz."

30 Kasım 2020 Pazartesi

Almanya’da eğitimini gördüğü alanda çalışan yüksek ücret alabiliyor

 MESLEKİ eğitimden sorumlu Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, mesleki eğitimde iki yılda gerçekleşen dönüşümü kitaplaştırdı:


● Mesleki Eğitimde Paradigma Değişimi: Türkiye’nin Mesleki Eğitim İle İmtihanı


Mahmut Özer’le kitabını ve içeriğini oluşturan mesleki eğitimi konuştuk. Türkiye’de mesleki eğitimin “günah keçisi” gösterildiğini belirtip sürdürdü:


- Mesleki eğitim ana sorun alanlarından biri. İki sorun alanı daha var. Birincisi işgücü piyasası, diğeri de yükseköğretim. İkisi de mesleki eğitimi doğrudan etkiliyor.


Öncelikle işgücü piyasası ile ilişkilerin güçlü olması gerektiğini vurguladı:


-Bakanlık olarak son iki yılda ciddi adımlar attık. Artık kurduğumuz ilişki müfredat güncellemekten öğretmen eğitimine, başarılı öğrenciye burstan işletmelerde beceri eğitimi ve istihdamda önceliğe kadar tüm aşamaları kapsıyor.


Atılan adımları biraz daha açtı:


- Mesleki ve teknik Anadolu liseleri ve mesleki eğitim merkezlerinde müfredatı sektörlerin temsilcileri ile birlikte güncelledik, meslek standartları ile uyumlu hale getirdik.


İşbirliği oluşturdukları kurumları sıraladı:


- Savunma Sanayi Başkanlığı, TOBB, İSO, İTO, ASO, ATO, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı.


2 yılda mesleki eğitimi tercih eden öğrenci sayısının yüzde 62 arttığını kaydetti:


- Ayrıca, merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullarımızın taban puanları yükseldi. İlk kez yüzde 1’lik başarı diliminden öğrenci alan okullarımızın sayısı arttı. Mesleki eğitim öğrencilerin zorla gittikleri liseden tercihe evrilmeye başladı.


Bu noktada öğretmenlerin eğitimi üzerinde durdu:


- 2013 yılında 2 bin 500 öğretmenimiz eğitimden yararlanmışken son iki yılda sayı 43 bine ulaştı. Öğrencilere sağlanan burs miktarı da 6 kat arttı.


Mezunların işgücü piyasasına geçişlerinde ciddi sorunlar olduğunun altını çizdi:


- Mezunların eğitim aldıkları alanların dışında istihdam oranının yüksekliği en önemli sorun. Bu sorun, işgücü piyasasında beceri uyumsuzluğunu artırıyor. Böylece maliyeti yüksek olan mesleki eğitime yatırımın verimliliği de düşüyor.


Yaptırdıkları araştırmadan çıkan sonuçları paylaştı:


- En önemli sorun, eğitim alınan alanda yeterli istihdam imkanının olmaması. Mezunlar eğitim aldıkları alanda iş bulamayınca diğer alanlara yöneliyor.


Araştırmada yer alan ücret konusuna dikkat çekti:


- Eğitimle ilişkili alanlarda çalışıldığında ücret farklılığı yok. Mezunların bu nedenle eğitim aldıkları alanların dışında istihdamı tercih ettikleri anlaşıldı.


Almanya’yı örnek gösterdi:


-Almanya, mesleki eğitimde örnek gösterilen bir ülke. Almanya’da meslek okulu mezunları, eğitim aldıkları alanlarda çalıştıklarında daha fazla ücret alıyor. Bu durumda mezunlar alanlarında istihdama yöneliyor.


Özellikle yineledi:


- Bizde bu yok…


Bakanlık mesleki eğitim konusunda önemli adımlar attı, iş dünyası örgütleri de işin içine girdi.


“Ara eleman”ı “aranan eleman”a dönüştürmek için işverenlerin elini cebine atması gerekmez mi?


Yeni mezun nasıl deneyim kazanabilecek?


MİLLİ Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, kitabıyla ilgili sohbetimizde “deneyimli eleman” takıntısına işaret etti:


- Yaptırdığımız araştırmada meslek okulu mezunlarını alan dışı çalışmaya yönelten önemli bir nedenin de işverenlerin “deneyimli eleman” ısrarı olduğu görüldü.


Ardından sordu:


- Bu durumda yeni mezun nasıl deneyimli hale gelecek?


Yanıtını araştırma sonucundan verdi:


- “Deneyimli eleman”da ısrar eden işveren tutumu, meslek okulu mezununu alan dışı istihdama yöneltiyor.


Mesleki eğitimin haritasını çıkardık


MİLLİ Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, geçen yıl yaptıkları bir çalışmaya işaret etti:


- Tüm il ve ilçeleri kapsayan “mesleki eğitim haritası”nı çıkardık.


Çalışmanın amacını paylaştı:


- Amaç, okulların çevresinde eğitim verilen alanlarla ilgili sektörlerin olup olmadığını, varsa ilişkinin boyutunu görmek ve eğitimi sektör kümeleri ile eşleştirmekti.


Araştırmadan çıkan bulguya dikkat çekti:


- Birçok yerde eğitim verdiğimiz alanla ilgili sektör yokken, bazı yerlerde de güçlü sektörler olmasına rağmen o sektörlerle ilişkili alanlarda eğitim veremediğimizi gördük.


Bunun üzerine harekete geçtiklerini belirtti:


- Mesleki eğitimi tüm il ve ilçelerimizde çıkan haritaya göre yeniden yapılandırıyoruz.


İşveren ücreti yükseltip aranan elemanı bulsun


MİLLİ Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, işverenlere mesleki eğitimin güçlenmesi için çağrı yaptı:


- Ücret yükseltildiğinde aranan eleman bulunur.


Meslek lisesi mezunu çalıştırmaya dönük teşviki anımsattı:


- İşletmeler, meslek lisesi mezunu istihdam ettiğinde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 10’uncu maddesi gereği 36 ay süreyle SGK işveren primi ödemiyor.


Bu düzenlemeye şöyle bir ek yapılabileceğini belirtti:


- Meslek lisesi mezunları için eğitim aldıkları alanda çalışmaları durumunda işveren için olduğu gibi 36 ay veya daha uzun süre işçi sigorta priminden muaf olacak şekilde bir teşvik düzenlemesi yapılabilir.


Mesleki eğitim merkezi öğrencisine ücret, İşsizlik Fonu’ndan verilecek


MİLLİ Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, Mesleki Eğitim Merkezlerine dikkat çekti:


- Bu merkezlerde çıraklık-kalfalık-ustalık eğitimi veriliyor. Öğrenciler haftada bir gün bu merkezlerde eğitim görüyor, diğer günler işletmelerde eğitim alıyor.


Tüm öğrencilerin 4 yıl boyunca asgari ücretin 3’te biri kadar ücret aldığını vurguladı:


- Bu merkezlerden mezun olanların eğitim aldıkları alanlarda istihdam oranı yüzde 88. Eğitim gördükleri işletmelerde istihdam oranı ise yüzde 75.


Bu modeli iki adımla güçlendirdiklerini kaydetti:


- Mesleki Eğitim Merkezine devam eden öğrenciye lise diploması alabilmesini yolunu açtık. Ayrıca özel sektörün Mesleki Eğitim Merkezi kurabilmesinin önünü açtık.


Modelin cazibesini daha da artırmak için yapılacak düzenlemeyi paylaştı:


- Mesleki Eğitim Merkezi öğrencilerine verilen ücretin tamamının İşsizlik Fonu’ndan karşılanması öngörülüyor.


Vahap Munyar

https://www.dunya.com/kose-yazisi/almanyada-egitimini-gordugu-alanda-calisan-yuksek-ucret-alabiliyor/601600