İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde öğrencilerin notlarını para karşılığında yükselten öğrenci işleri personeli Mustafa Ş.’ye dava açılıp görevden uzaklaştırıldı
İstanbul Üniversitesi'nde 7 ay sonra ikinci kez not skandalı yaşandı. Hakkında dava açılan öğrenci işleri personeli görevden uzaklaştırıldı.
İstanbul Üniversitesi'ndeki not skandalı, İlahiyat Fakültesi öğrencisi Samet A.'nın dekan Mürteza Bedir'e öğrencilerin para karşılığı notlarını yükseltildiğini söylemesiyle ortaya çıktı. Samet A., sınıf arkadaşı M.M.'nin notunu öğrenci işlerinde tanıdığı bir kişiye aylık para vererek yükselttiğini anlattı. İhbar ardından İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığı inceleme başlattı. İşlemlerin İlahiyat Fakültesi öğrenci bürosundan gerçekleştirildiği tespit edildi. Memur Mustafa Ş. hakkında idari soruşturma başlatılarak, durum adli makamlara ihbar edildi.
Rektörlüğün ihbarı üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. İlahiyat Fakültesi'nde öğrenim gören bir öğrencinin final (bitirme) ve bütünleme sınavı notlarının ilan edildikten sonra usulsüz olarak sistem üzerinden değiştirildiği kesinleşti. Öğrencinin mezuniyet aşamasında olmasından dolayı haksız çıkar sağladıkları belirtilerek bu duruma neden olan personel Mustafa Ş. görevden uzaklaştırıldı.
Soruşturma sonunda öğrenci işleri personeli Mustafa Ş. hakkında "Sistemdeki verileri bozma, yok etme ve hukuka aykırı şekilde kazanç sağlama" suçlarından iddianame düzenlendi. Dava, Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
Geçen yıl ekim ayında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğrenim gören 8 öğrencinin sınavı notların ilan edildikten sonra usulsüz olarak AKSİS sistemi üzerinden değiştirdiği tespit edilen iki personel hakkında dava açmıştı.
14 Mayıs 2018 Pazartesi
21 Nisan 2018 Cumartesi
Malkoçoğlu kalesi açılıyor
Tekfurun kızının kale kapısını Abdurrahman Gazi’ye açtığı hikâyesiyle Malkoçoğlu ve Battal Gazi filmlerine ilham kaynağı olan tarihi Aydos Kalesi 10 milyon liraya restore edildi
İstanbul’un az bilinen tarihi değerlerinden Aydos Kalesi’nin restorasyonu tamamlandı. Aslına uygun kendi taşları ile onarılan tarihi kale yakın zamanda ziyarete açılacak. İstanbul Valiliği ve Sultanbeyli Belediyesi’nin ortaklaşa sürdürdüğü restorasyon 10 milyon liraya mal oldu.
İSTANBUL’UN KARTALI
İsmini Aetos (Kartal) kelimesinden alan Aydos Kalesi, Osmanlı kaynaklarında belirtildiği üzere Bizans devletinin son dönemlerinde özellikle Anadolu ile Konstantinopolis arasında yer alan önemli bir savunma kalesi konumundaydı. Tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık, “İstanbul’un fethi Aydos Kalesi’nin alınması ile başlar” nitelendirmesinde bulunuyor.
İLGİSİZLİKTEN KAYBOLMUŞTU
Bu denli önemli bir kale uzun yıllar harabe şekilde ilgisizlikten orman örtüsü altında kaybolmuştu. Kale yaklaşık 330 metre yüksekliğinde bir tepe üzerinde 20 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor. Ovalimsi bir formda olan kale iç ve dış savunma duvarları ve her iki sura bitişik 12 burçtan oluşuyor. Sultanbeyli Belediyesi ve İstanbul Valiliği’nin ortaklaşa projesi ile tarihi kale 2009 yılında restore edilmeye başlandı. Toplam 10 milyon lira harcanan restorasyon ile dış ve iç surlar ile 12 burç aslına uygun şekilde onarıldı. İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından 2016 senesinde başlatılan arkeolojik kazılarda da çok önemli mimari yapılar ortaya çıkarıldı. Kilise, şapel, 2 adet sarnıç, künklerden oluşan su yolları, depo amaçlı kullanılan yapılar ve diğer yaşam alanları ile erken tunç çağına kadar uzanan buluntular ele geçirildi.
BİZANS’TAN DAHA ESKİ
Bizans buluntularının dışında 2 adet taş balta ucu, çok sayıda çakmaktaşı yonga bulundu. Bu bulgular Aydos Kalesi’nin bulunduğu alanın çok daha eski dönemlerden itibaren kullanıldığını gösterdi.
İLHAM KAYNAĞI
KALENİN fethine ilişkin Osmanlı tarihçisi Aşık Paşazade’nin aktardığı aşk hikâyesi oldukça ilgi çekici.
Malkoçoğlu, Battal Gazi gibi Yeşilçam’ın unutulmaz filmlerine ilham kaynağı olduğu düşünülen hikâye şöyle:
Kale tekfurunun adı verilmeyen kızı bir çukura düşmüşken kendisini kurtaran bir genci rüyasında görür. Yerleşimi kuşatan Osmanlı askerlerinin başında Abdurrahman Gazi’nin yüzünü görünce rüyasındaki kahraman olduğunu hatırlar ve kaleyi onlara teslim edeceğini bildiren bir not gönderir. Kaleyi kuşatan askerlerin başında olan Abdurrahman Gazi’ye sahte bir geri çekilme yapmalarını, sonra gece bir baskın ile geri gelmelerini, kendisinin onları içeri alacağını söyler.
Bunun üzerine Osmanlı ordusu geri çekiliyormuş izlenimi oluşturarak uzaklaşır. Kaledekiler de askerlerin kaçtığını düşünür. Gece tekrar dönen Osmanlı ordusu komutanı Abdurrahman Gazi, tekfurun kızı tarafından içeri alınır, sonra kapılar açılır ve Osmanlı askerleri kaleyi ele geçirir.
HALİL İNALCIK HOCA 'İSTANBUL'UN FETHİ AYDOS'TAN BAŞLAR' DERDİ
İstanbul İl Kültür Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz: Rahmetli Halil İnalcık hocamızın söylediği gibi İstanbul’un fethi Aydos’tan başlar. Burası yeni bir turizm destinasyonu olacak. Varlığını tarih kitaplarından bildiğimiz kale hakikatinden haberdar olmadığımız bir mücevher sandığıdır.
Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin: 2 burcu dışında tamamen bitki örtüsü ile kaplıydı. Derdimiz dünya kültür mirasına burayı kazandırmak. Toplam 10 milyon liraya yakın bütçe harcandı. Hem kaybolmuş bir tarihi gün yüzüne çıkarmak, hem de Sultanbeyli’yi tanıtmak istiyoruz.
İstanbul’un az bilinen tarihi değerlerinden Aydos Kalesi’nin restorasyonu tamamlandı. Aslına uygun kendi taşları ile onarılan tarihi kale yakın zamanda ziyarete açılacak. İstanbul Valiliği ve Sultanbeyli Belediyesi’nin ortaklaşa sürdürdüğü restorasyon 10 milyon liraya mal oldu.
İSTANBUL’UN KARTALI
İsmini Aetos (Kartal) kelimesinden alan Aydos Kalesi, Osmanlı kaynaklarında belirtildiği üzere Bizans devletinin son dönemlerinde özellikle Anadolu ile Konstantinopolis arasında yer alan önemli bir savunma kalesi konumundaydı. Tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık, “İstanbul’un fethi Aydos Kalesi’nin alınması ile başlar” nitelendirmesinde bulunuyor.
İLGİSİZLİKTEN KAYBOLMUŞTU
Bu denli önemli bir kale uzun yıllar harabe şekilde ilgisizlikten orman örtüsü altında kaybolmuştu. Kale yaklaşık 330 metre yüksekliğinde bir tepe üzerinde 20 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor. Ovalimsi bir formda olan kale iç ve dış savunma duvarları ve her iki sura bitişik 12 burçtan oluşuyor. Sultanbeyli Belediyesi ve İstanbul Valiliği’nin ortaklaşa projesi ile tarihi kale 2009 yılında restore edilmeye başlandı. Toplam 10 milyon lira harcanan restorasyon ile dış ve iç surlar ile 12 burç aslına uygun şekilde onarıldı. İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından 2016 senesinde başlatılan arkeolojik kazılarda da çok önemli mimari yapılar ortaya çıkarıldı. Kilise, şapel, 2 adet sarnıç, künklerden oluşan su yolları, depo amaçlı kullanılan yapılar ve diğer yaşam alanları ile erken tunç çağına kadar uzanan buluntular ele geçirildi.
BİZANS’TAN DAHA ESKİ
Bizans buluntularının dışında 2 adet taş balta ucu, çok sayıda çakmaktaşı yonga bulundu. Bu bulgular Aydos Kalesi’nin bulunduğu alanın çok daha eski dönemlerden itibaren kullanıldığını gösterdi.
İLHAM KAYNAĞI
KALENİN fethine ilişkin Osmanlı tarihçisi Aşık Paşazade’nin aktardığı aşk hikâyesi oldukça ilgi çekici.
Malkoçoğlu, Battal Gazi gibi Yeşilçam’ın unutulmaz filmlerine ilham kaynağı olduğu düşünülen hikâye şöyle:
Kale tekfurunun adı verilmeyen kızı bir çukura düşmüşken kendisini kurtaran bir genci rüyasında görür. Yerleşimi kuşatan Osmanlı askerlerinin başında Abdurrahman Gazi’nin yüzünü görünce rüyasındaki kahraman olduğunu hatırlar ve kaleyi onlara teslim edeceğini bildiren bir not gönderir. Kaleyi kuşatan askerlerin başında olan Abdurrahman Gazi’ye sahte bir geri çekilme yapmalarını, sonra gece bir baskın ile geri gelmelerini, kendisinin onları içeri alacağını söyler.
Bunun üzerine Osmanlı ordusu geri çekiliyormuş izlenimi oluşturarak uzaklaşır. Kaledekiler de askerlerin kaçtığını düşünür. Gece tekrar dönen Osmanlı ordusu komutanı Abdurrahman Gazi, tekfurun kızı tarafından içeri alınır, sonra kapılar açılır ve Osmanlı askerleri kaleyi ele geçirir.
HALİL İNALCIK HOCA 'İSTANBUL'UN FETHİ AYDOS'TAN BAŞLAR' DERDİ
İstanbul İl Kültür Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz: Rahmetli Halil İnalcık hocamızın söylediği gibi İstanbul’un fethi Aydos’tan başlar. Burası yeni bir turizm destinasyonu olacak. Varlığını tarih kitaplarından bildiğimiz kale hakikatinden haberdar olmadığımız bir mücevher sandığıdır.
Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin: 2 burcu dışında tamamen bitki örtüsü ile kaplıydı. Derdimiz dünya kültür mirasına burayı kazandırmak. Toplam 10 milyon liraya yakın bütçe harcandı. Hem kaybolmuş bir tarihi gün yüzüne çıkarmak, hem de Sultanbeyli’yi tanıtmak istiyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)