30 Aralık 2020 Çarşamba

ÖSYM'den dil sınavları için yerli yazılım atılımı

 ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Aygün, "Yerli yazılımla dört beceriyi ölçen dil sınavı yapmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda uzmanlarımız tarafından yerli yazılım çalışmalarına da başladık." dedi.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Ankara, İstanbul ve İzmir'in ardından dördüncü e-sınav merkezinin Adana'da hizmete açılacağını bildirdi. 

Aygün, ÖSYM'de son 2 yılda yapılan yenilikler ve iyileştirme çalışmaları ile 2021'de merkezin planlamalarına ilişkin açıklama yaptı.

İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça ve Rusça dillerinde uygulanan elektronik sınavlara 2019'da Farsça, 2020'de Bulgarca, İspanyolca, İtalyanca ve Yunanca dillerinin de eklendiğini belirten Aygün, "Toplamda 10 farklı yabancı dilde elektronik sınavlar gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda 2020 yılında 13 adet e-sınav gerçekleştirildi ve bu sınavlara 33 bin 935 aday katıldı." bilgisini verdi. 

Adana e-sınav merkezi 2021'de hizmete açılacak

Halis Aygün, ÖSYM Başkanlığınca Ankara, İstanbul ve İzmir'in ardından dördüncü e-sınav merkezi olacak Adana e-sınav merkezi için Çukurova Üniversitesi ile protokol imzalandığını belirterek, "Ankara, İstanbul ve İzmir'de hizmet veren e-sınav merkezlerini, ulaşılabilirliği kolaylaştırmak amacıyla, ülkemizin diğer bölgelerine de yayma planı çerçevesinde Adana e-sınav merkezi yapımı çalışmaları devam etmekte olup 2021 yılında hizmete girmesi planlanmaktadır." dedi.

Yabancı dilde yeni sınav hazırlığı

Aygün, Türkiye'de uygulanan dört beceride dil sınavlarının yazılımları ve uygulamalarının yabancı menşeili olduğuna dikkati çekti. 

ÖSYM Başkanlığı olarak yerli yazılımla dört beceriyi ölçen dil sınavı yapmayı hedeflediklerini bildiren Aygün, "Bu kapsamda uzmanlarımız tarafından yerli yazılım çalışmalarına da başladık." bilgisini paylaştı.  

Adaylar için sınavlarda çeşitli kolaylıklar getirdiklerini ifade eden Aygün, tüm sınavlarda 2018'e kadar yasak olan ulaşım kartı, ev anahtarı, metal para, tel toka, piercing, başörtüsü için kullanılan her türlü toplu iğnenin serbest olduğunu ifade eden Aygün, ayrıca, 2018'e kadar sadece YKS ve KPSS sınavlarında uygulanan nöbetçi nüfus müdürlüğü uygulamasının, kimliğini kaybeden adayların mağduriyetini önlemek için 2019 yılından itibaren tüm basılı sınavları kapsayacak şekilde genişletildiğini hatırlattı. 

MEB-EKYS ilk defa uygulandı 

Aygün, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullara müdür ve müdür yardımcısı seçmek için ilk kez Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı'nın ÖSYM tarafından 2019'dan itibaren uygulanmaya başlandığını ifade etti. 

YÖKDİL Sınavı, ÖSYM tarafından yapılmaya başlandı

Halis Aygün, daha önce Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda Anadolu Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi tarafından düzenlenen alana özgü yabancı dil sınavı YÖKDİL'in, İngilizce, Almanca, Fransızca ve Arapça dillerinde 2019'dan itibaren ÖSYM tarafından uygulanmaya başlandığını dile getirdi.

ÖSYM'nin mobil uygulamaları 

ÖSYM tarafından geliştirilen iki yeni mobil uygulamanın adayların ve sınav görevlilerinin kullanımına sunulduğunu dile getiren Aygün, Mobil Aday İşlemleri Sistemi (ÖSYM-AİS) ve ÖSYM Mobil Görevli İşlemleri Sistemi'nin (ÖSYM-GİS) Google Play Store ve Apple App Store'da erişime açıldığını ifade etti. 

ÖSYM mobil uygulamalarına e-Devlet şifresiyle erişim kolaylığı sağlandığını da aktaran Aygün, "Bu yenilikle artık ÖSYM'nin uyguladığı sınavlara başvurmak isteyen ve daha önce AİS'de kaydı olmayan T.C. Kimlik Kartı'na sahip adaylar, başvuru merkezlerine gitmeden ÖSYM Aday İşlemleri Sistemine kendileri online kayıt yaptırabilecekler ve sınavlara başvuru yapabilecekler." değerlendirmesini yaptı. 

Ücretli öğretmenlere sınav görevi

ÖSYM sınavlarında görev almak isteyen öğretmenlere ve akademisyenlere de büyük kolaylıklar sağlandığını kaydeden Aygün, şöyle devam etti:

"ÖSYM tarafından düzenlenen sınavlarda görev almak isteyen TC kimlik kartı olan öğretmenler ile akademisyenlerin artık kurumlarına gitmeden gis.osym.gov.tr internet adresinde ve ÖSYM-GİS Mobil uygulamasında bulunan "E-Devlet ile Kayıt Ol" seçeneğiyle Görevli İşlemleri Sistemi'ne kayıt olabilmesi kolaylığı sağlandı. Ayrıca bu kapsamda 2020 yılında okullarda görevli ücretli öğretmenlere de sınavlarda görev verilmeye başlandı."

Yaklaşık 2,5 milyon adayın girdiği 2020-YKS salgın sürecinde başarılı bir şekilde uygulandı

Halis Aygün, 2 milyon 424 bin 718 aday ile ülkede en fazla sayıda adayın katıldığı sınav olan 2020 Yükseköğretim Kurumları Sınavının (2020-YKS), Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Kovid-19 Bilimsel Danışma Kurulu tarafından hazırlanan "Kovid-19 kapsamında Ulusal Sınavlarda Alınması Gereken Önlemler" başlıklı rehber doğrultusunda, 188 sınav merkezinde sorunsuz bir şekilde başarıyla gerçekleştirildiğini kaydetti. 

2020-YKS'nin yapıldığı hafta sonu 81 ilde sokağa çıkma kısıtlaması uygulandığını hatırlatan Aygün, böylelikle adayların rahat ve güvenli bir şekilde sınava girdiklerini vurguladı. 

Yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle atandıkları sınav merkezinin bulunduğu ilden farklı bir ilde ikamet etmek zorunda kalan ve bu nedenle sınav merkezi değişikliği yapmak isteyen adayların taleplerini de dikkate alan bir çalışma yürüttüklerine işaret eden Aygün, "Bu kapsamda YKS'ye başvuru yapan 29 bin 603 adayımızın sınav yerleri, talepleri doğrultusunda değiştirildi. Aynı durumdaki 6 bin 250 MSÜ adayının da sınav merkezi değişiklik talepleri yerine getirildi." diye konuştu. 

Salgın dönemi sınav uygulama rehberi hazırlandı

ÖSYM Başkanı Aygün, salgın sürecinde sınavların Kovid-19 Bilimsel Danışma Kurulunca hazırlanan "Kovid-19 Kapsamında Ulusal Sınavlarda Alınması Gereken Önlemler" başlıklı rehber doğrultusunda  tedbirler alınarak gerçekleştirildiğini belirtti. 

Aygün, sınavlarda yeni tip koronavirüs salgınına karşı koruyucu tedbirleri şöyle sıraladı:

"Geliştirilen yazılımla sınav merkezlerindeki fiziki alanların uygunluğu çerçevesinde, sosyal mesafe gözetilerek binalara ve salonlara seyrek aday ataması yapıldı. Sınav binalarının ve salonlarının sınavdan önce detaylı temizliği yapıldı ve dezenfekte edildi. Koronavirüs önlemleri kapsamında adaylara sınav binası girişlerinde görevlilerce maske ve dezenfektan dağıtıldı, isteyen adaylar, kendileri de dezenfektanlarını yanlarında getirebildiler. Sınav görevlilerine maske ve dezenfektan ile lateks eldiven de dağıtıldı. Adaylar ve görevliler, kendi maskelerini ve siperliklerini de kullanabildiler. Yığılmayı önlemek ve sosyal mesafeyi korumak için adaylar ve sınav görevlileri dışında hiç kimse okul bahçelerine alınmadı. Adaylar, sınav binalarına girişte ve sınav bitiminde binadan çıkışta sosyal mesafenin korunması için sınav görevlilerince yönlendirildi."

Halis Aygün, "Bugüne kadar yapılan sınavlarda, adaylara ve görevlilere yaklaşık 13 milyon maske, 13 milyon dezenfektan mendil, 1 milyon 800 bin çift eldiven, 69 bin 1 litrelik el dezenfektanı, 42 bin yüz koruyucu siperlik ve 34 bin koruyucu önlük verildi." bilgisini de paylaştı. 

Adaylar ve sınav görevlileri için HES kodu zorunluluğu

Sağlık Bakanlığı ile yapılan iş birliği sonucu, sınava başvuran adayların ve sınav görevlilerinin takiplerinin ve kontrollerinin HES kodlarından yapıldığını hatırlatan Aygün, "HES kodları kullanılarak Kovid-19 tanılı veya Kovid-19 temaslı olduğu belirlenen adaylar, gerekli sağlık ve güvenlik tedbirleri alınarak ayrı salonlarda sınava alınmakta ve bu durumda olan adaylar SMS ile sınavdan önce bilgilendirilmektedir. Bu salonlarda görev alan görevlilere ayrıca yüz koruyucu siperlik ve tek kullanımlık koruyucu önlük verilmektedir." ifadelerini kullandı. 

ÖSYM sınav başvurularında fotoğraf güncellemesini dijital ortama taşıdı

Aday İşlemleri Sistemi AİS'de geliştiren yeni düzenleme ile TC kimlik kartı (Yeni Kimlik Kartı) olan/edinen adayların başvuru merkezlerine gitmeden ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden fotoğraflarını güncelleyebildiklerini belirten Aygün, bu yeni uygulamanın özellikle salgın döneminde adaylara çok kolaylık sağladığını vurguladı.

KPSS-ÖABT 81 ilde, KPSS-Alan Bilgisi 30 ilde uygulanmaya başlandı

Aygün, önceki yıllarda 17 ilde uygulanan KPSS-ÖABT'nin, bu yıl aday sayıları ve salgın dikkate alınarak 81 ilde uygulanmaya başlandığını belirterek, "Daha önce 17 ilde uygulanan KPSS-Alan Bilgisi 30 ilde uygulanmaya başlandı. Ayrıca, sadece Ankara'da uygulanan Adalet Bakanlığı sınavları ile İçişleri Bakanlığı Kaymakamlık sınavları bu yıl pandemi sürecinde 15 ilde gerçekleştirildi." bilgisini verdi. 

"2020'de 44 bin şehit ve gazi yakınına ücretsiz hizmet verildi"

ÖSYM'nin sınavlarına başvuruda bulunan gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocuklarından sınav ücreti, başvuru hizmet ücreti ve yerleştirme ücreti alınmaması kararını 2019 yılından itibaren uygulamaya koyduklarını belirten Aygün, "2019'da 25 bin 761, 2020'de 44 bin 700 şehit ve gazi yakınına ÖSYM sınavlarında ücretsiz hizmet verilmiştir." dedi.

Verilere göre çalışanların uzaktan eğitime ilgisi artarak sürecek

 Pandemi döneminde uzaktan eğitimin önemi ve sağladığı avantajların farkına varıldı. Enocta CEO’su Ahmet Hançer, sanal sınıf oturum sayılarında 6 kat artış yaşandığını, 2021 yılında da ilginin artarak süreceğini belirtti.

Çalışanlar, yaklaşık 10 aydır süren ve halen devam eden pandemi döneminde uzaktan eğitimin önemini yeniden kavradı. Ofislerin kapanması, evden çalışmanın zorunlu hale gelmesi, eğitimlerin dijital ortama taşınması gibi gelişmelere, online eğitimin avantajları da eklenince, bu eğitim yöntemine gösterilen ilgi de çok yüksek seviyelere ulaştı. Enocta CEO’su Ahmet Hançer, 2020 yılında, çalışanlar tarafından alınan dijital eğitim sayısı, canlı sanal sınıflarda oturum sayısı ve mobil cihazlardan uzaktan eğitime erişim gibi başlıklarda 6 kata varan artışın olduğunu belirtti.


2021’DE İLGİ DEVAM EDECEK


Ahmet Hançer, uzaktan eğitimin okullar, kurumlar ve gelişime açık bireyler için yenilikçi, vazgeçilmez ve verimli bir öğrenme yöntemi olarak kabul gördüğünü belirterek, 2021 yılında ve sonrasında da bu eğitim yönteminin kullanımının artarak devam edeceğini belirtti.


6 KAT ARTIŞ


Enocta’nın verilerine göre bu döneminde, farklı başlıklarda kurum çalışanlarının uzaktan eğitimi kullanma alışkanlıklarında önemli değişiklikler kaydedildi.


• Sisteme toplam giriş, hafta içi yüzde 40, hafta sonu ise yüzde yüzde 45 oranında arttı.


• Sanal sınıf toplam oturum sayısı da hızlı artış gösteren bir başka başlık oldu. Çoklu interaktif eğitimin alındığı sanal sınıflarda oturum sayısı geçen yıla oranla 6 kat artış gösterdi.


• Pandemi öncesi dönemde sisteme yoğunlukla sabah saatlerinde girilirken, Pandemi döneminde bu yoğunluk akşam saatlerine de yayılarak artış gösterdi. Enocta Gelişim Kataloğu içerikleri bir milyona yakın son kullanıcıNIn değerlendirmesi ile 5’li skalada 4,4 ortalama başarı elde etti.


Hançer, 2021 yılına ilişkin öngörülerini şu şekilde özetledi:


"Önümüzdeki dönemde, iş hayatında en çok konuşacağımız konu yetenek açığı ve becerilerin geliştirilmesi olacak. Bireylerin, şirketlerin ve hatta toplumun sürekli değişen koşullara, yarın bizi bekleyen belirsizliğe hazırlıklı olması ve belirsizlikle baş edebilmesi ancak sürekli öğrenmekle, sürekli yeni beceriler edinmekle mümkündür. Bugün beceri, yaşamsal olarak geçerli bir akçedir. Beceriyi kazanmak için her an, her yerden ve sürekli öğrenmek vazgeçilmezdir.


Dijitalleşen eğitimin avantajlarıyla, milyonlarca insana ulaşmak ve insanlara gereken yeni becerileri kazandırmak 2021’de temel hedefimiz olacak. Yapay zeka ve “Makine Öğrenmesi” alanına daha çok yatırım yapacak ve yeniliklerimizi devreye alacağız. Uzaktan çalışan ekiplerin birlikte öğrenmesi konusunda yeni teknolojiler geliştireceğiz.


Yeni dünyada önemi artan işbirliği, kritik düşünme, veri okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, iletişim, takım çalışması, problem çözme ve inovasyon becerileri konularında daha çok eğitim ve gelişim yolculuğu sunacağız. Eğitimlerin eğlenceli, akılda kalıcı ve etkin olması için yenilikçi içerik tipleri ve farklı öğrenme yöntemleri için araştırma ve geliştirme çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu doğrultuda, ilk AR (Augumented Reality) içerikli gelişim yolculuğumuz da yakında kullanıma sunulacak."


150 YENİ EĞİTİM


Bu zorlu süreçte Enocta, tüm paydaşlarının kolaylıkla erişip, kullanabileceği, dönemin ihtiyaçlarına yönelik şu çalışmaları yaptı:


Kovid-19 salgınının zorunlu kıldığı yeni düzen farklı eğitim içeriklerine duyulan ihtiyacı da beraberinde getirdi. Kurumlar çalışanları için evde verimli ve güvenli çalışma, sanal toplantılarda verim elde etme, uzaktan ekip yönetimi ve uzaktan çalışırken takım olma gibi iş hayatıyla ilgili online eğitimler sunmaya başladı. Bu doğrultuda da Enocta, yaklaşık 150 yeni eğitim ile “Enocta Gelişim Kataloğu’nu zenginleştirerek; liderlik, yetkinlik, yeni dünya becerilerinin yanı sıra sağlık ve psikolojiye odaklanan eğitimler de tasarladı.


Sağlıklı ve üretken işgücünün sürekliliğinin sağlanması için çok sayıda ücretsiz eğitim de sunarak bu zorlu süreçte kurumlara ve çalışanlarına desteğe devam etti. Eğitimde fırsat eşitliği misyonu ile birçok sosyal sorumluluk projesinde yer aldı. 44 adet webinarla binlerce kişiye ücretsiz gelişim imkanı sağlayarak, alanında uzman kişileri ve deneyimini paylaşmak isteyen kurumları buluşturdu ve trend konu başlıkları hakkında sohbetler düzenledi.


5 Aralık 2020 Cumartesi

Türkiye, yüksek öğretimde dünyada ilk 10'da

 Türkiye, 2018 yılında yükseköğretimde sahip olduğu uluslararası öğrenci sayısıyla dünyada bu alanda ilk 10 ülke arasına girdi.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünce (UNESCO) bir süre önce yayımlanan 2018 yılı verilerine göre, 125 bin 138 öğrenci sayısı ile yükseköğretimde dünyada en çok uluslararası öğrenciye sahip 10'uncu ülke oldu.

Dünyada toplam 5 milyon 571 bin 402 uluslararası öğrenciden 987 bin 314'ü Amerika'daki yükseköğretim kurumlarında öğrenim görüyor.

Amerika'yı sırasıyla 452 bin 79 öğrenci ile İngiltere, 444 bin 514 öğrenci ile Avustralya izledi.

UNESCO'nun 2018 verilerine göre, dünyada en çok uluslararası öğrenci çeken ilk 10 ülke şöyle:

ABD 987.314
İngiltere 452.079
Avustralya 444.514
Almanya 311.738
Rusya 262.416
Fransa 229.623
Kanada 224.548
Japonya 182.748
Çin 178.271
Türkiye 125.138
2021 hedefi 220 bin öğrenci

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, uluslararası öğrenci sayısının son 5 yılda çok büyük bir artış gösterdiğini söyledi.

"Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almayı hedef olarak belirleyen Türkiye, bu hedefine ilk olarak yükseköğretim alanında ulaştı. 2014 yılında 48 bin 183 olan ülkemizdeki uluslararası öğrenci sayısı 2018'de 2,5 katı artarak 125 bin 138'e yükseldi ve Türkiye dünyada en çok uluslararası öğrenci çeken ilk 10 ülke arasında yer aldı."

2014 yılında toplam 4 milyon 495 bin 697 uluslararası öğrencinin yüzde 1,07'si Türkiye'de eğitim görürken, 2018'de bu oranın yüzde 2,24'e yükseldiğini anlatan Saraç, şu bilgileri verdi:

"UNESCO'nun yükseköğretim alanındaki verileri 2-3 yıl geriden geliyor. 2018 yılı verileri yeni açıklandı. Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda yükselişini sürdürerek ilk 10 ülke içinde daha da üst basamaklara çıkacağını göreceğimize inanıyoruz. Çünkü 2019'da 154 bin 505 olan ülkemizdeki uluslararası öğrenci sayısı bugün itibarıyla 200 bini aşmış bulunmaktadır. 2021 yılında ise bu rakamın pandemi koşullarına rağmen, aldığımız çeşitli kararlar, düzenlediğimiz sanal fuarlar, diğer tanıtım faaliyetleri ve en önemlisi iyi bir ekip çalışmasıyla 220 bini geçmesini hedefliyoruz."