30 Kasım 2020 Pazartesi

Almanya’da eğitimini gördüğü alanda çalışan yüksek ücret alabiliyor

 MESLEKİ eğitimden sorumlu Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, mesleki eğitimde iki yılda gerçekleşen dönüşümü kitaplaştırdı:


● Mesleki Eğitimde Paradigma Değişimi: Türkiye’nin Mesleki Eğitim İle İmtihanı


Mahmut Özer’le kitabını ve içeriğini oluşturan mesleki eğitimi konuştuk. Türkiye’de mesleki eğitimin “günah keçisi” gösterildiğini belirtip sürdürdü:


- Mesleki eğitim ana sorun alanlarından biri. İki sorun alanı daha var. Birincisi işgücü piyasası, diğeri de yükseköğretim. İkisi de mesleki eğitimi doğrudan etkiliyor.


Öncelikle işgücü piyasası ile ilişkilerin güçlü olması gerektiğini vurguladı:


-Bakanlık olarak son iki yılda ciddi adımlar attık. Artık kurduğumuz ilişki müfredat güncellemekten öğretmen eğitimine, başarılı öğrenciye burstan işletmelerde beceri eğitimi ve istihdamda önceliğe kadar tüm aşamaları kapsıyor.


Atılan adımları biraz daha açtı:


- Mesleki ve teknik Anadolu liseleri ve mesleki eğitim merkezlerinde müfredatı sektörlerin temsilcileri ile birlikte güncelledik, meslek standartları ile uyumlu hale getirdik.


İşbirliği oluşturdukları kurumları sıraladı:


- Savunma Sanayi Başkanlığı, TOBB, İSO, İTO, ASO, ATO, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı.


2 yılda mesleki eğitimi tercih eden öğrenci sayısının yüzde 62 arttığını kaydetti:


- Ayrıca, merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullarımızın taban puanları yükseldi. İlk kez yüzde 1’lik başarı diliminden öğrenci alan okullarımızın sayısı arttı. Mesleki eğitim öğrencilerin zorla gittikleri liseden tercihe evrilmeye başladı.


Bu noktada öğretmenlerin eğitimi üzerinde durdu:


- 2013 yılında 2 bin 500 öğretmenimiz eğitimden yararlanmışken son iki yılda sayı 43 bine ulaştı. Öğrencilere sağlanan burs miktarı da 6 kat arttı.


Mezunların işgücü piyasasına geçişlerinde ciddi sorunlar olduğunun altını çizdi:


- Mezunların eğitim aldıkları alanların dışında istihdam oranının yüksekliği en önemli sorun. Bu sorun, işgücü piyasasında beceri uyumsuzluğunu artırıyor. Böylece maliyeti yüksek olan mesleki eğitime yatırımın verimliliği de düşüyor.


Yaptırdıkları araştırmadan çıkan sonuçları paylaştı:


- En önemli sorun, eğitim alınan alanda yeterli istihdam imkanının olmaması. Mezunlar eğitim aldıkları alanda iş bulamayınca diğer alanlara yöneliyor.


Araştırmada yer alan ücret konusuna dikkat çekti:


- Eğitimle ilişkili alanlarda çalışıldığında ücret farklılığı yok. Mezunların bu nedenle eğitim aldıkları alanların dışında istihdamı tercih ettikleri anlaşıldı.


Almanya’yı örnek gösterdi:


-Almanya, mesleki eğitimde örnek gösterilen bir ülke. Almanya’da meslek okulu mezunları, eğitim aldıkları alanlarda çalıştıklarında daha fazla ücret alıyor. Bu durumda mezunlar alanlarında istihdama yöneliyor.


Özellikle yineledi:


- Bizde bu yok…


Bakanlık mesleki eğitim konusunda önemli adımlar attı, iş dünyası örgütleri de işin içine girdi.


“Ara eleman”ı “aranan eleman”a dönüştürmek için işverenlerin elini cebine atması gerekmez mi?


Yeni mezun nasıl deneyim kazanabilecek?


MİLLİ Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, kitabıyla ilgili sohbetimizde “deneyimli eleman” takıntısına işaret etti:


- Yaptırdığımız araştırmada meslek okulu mezunlarını alan dışı çalışmaya yönelten önemli bir nedenin de işverenlerin “deneyimli eleman” ısrarı olduğu görüldü.


Ardından sordu:


- Bu durumda yeni mezun nasıl deneyimli hale gelecek?


Yanıtını araştırma sonucundan verdi:


- “Deneyimli eleman”da ısrar eden işveren tutumu, meslek okulu mezununu alan dışı istihdama yöneltiyor.


Mesleki eğitimin haritasını çıkardık


MİLLİ Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, geçen yıl yaptıkları bir çalışmaya işaret etti:


- Tüm il ve ilçeleri kapsayan “mesleki eğitim haritası”nı çıkardık.


Çalışmanın amacını paylaştı:


- Amaç, okulların çevresinde eğitim verilen alanlarla ilgili sektörlerin olup olmadığını, varsa ilişkinin boyutunu görmek ve eğitimi sektör kümeleri ile eşleştirmekti.


Araştırmadan çıkan bulguya dikkat çekti:


- Birçok yerde eğitim verdiğimiz alanla ilgili sektör yokken, bazı yerlerde de güçlü sektörler olmasına rağmen o sektörlerle ilişkili alanlarda eğitim veremediğimizi gördük.


Bunun üzerine harekete geçtiklerini belirtti:


- Mesleki eğitimi tüm il ve ilçelerimizde çıkan haritaya göre yeniden yapılandırıyoruz.


İşveren ücreti yükseltip aranan elemanı bulsun


MİLLİ Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, işverenlere mesleki eğitimin güçlenmesi için çağrı yaptı:


- Ücret yükseltildiğinde aranan eleman bulunur.


Meslek lisesi mezunu çalıştırmaya dönük teşviki anımsattı:


- İşletmeler, meslek lisesi mezunu istihdam ettiğinde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 10’uncu maddesi gereği 36 ay süreyle SGK işveren primi ödemiyor.


Bu düzenlemeye şöyle bir ek yapılabileceğini belirtti:


- Meslek lisesi mezunları için eğitim aldıkları alanda çalışmaları durumunda işveren için olduğu gibi 36 ay veya daha uzun süre işçi sigorta priminden muaf olacak şekilde bir teşvik düzenlemesi yapılabilir.


Mesleki eğitim merkezi öğrencisine ücret, İşsizlik Fonu’ndan verilecek


MİLLİ Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, Mesleki Eğitim Merkezlerine dikkat çekti:


- Bu merkezlerde çıraklık-kalfalık-ustalık eğitimi veriliyor. Öğrenciler haftada bir gün bu merkezlerde eğitim görüyor, diğer günler işletmelerde eğitim alıyor.


Tüm öğrencilerin 4 yıl boyunca asgari ücretin 3’te biri kadar ücret aldığını vurguladı:


- Bu merkezlerden mezun olanların eğitim aldıkları alanlarda istihdam oranı yüzde 88. Eğitim gördükleri işletmelerde istihdam oranı ise yüzde 75.


Bu modeli iki adımla güçlendirdiklerini kaydetti:


- Mesleki Eğitim Merkezine devam eden öğrenciye lise diploması alabilmesini yolunu açtık. Ayrıca özel sektörün Mesleki Eğitim Merkezi kurabilmesinin önünü açtık.


Modelin cazibesini daha da artırmak için yapılacak düzenlemeyi paylaştı:


- Mesleki Eğitim Merkezi öğrencilerine verilen ücretin tamamının İşsizlik Fonu’ndan karşılanması öngörülüyor.


Vahap Munyar

https://www.dunya.com/kose-yazisi/almanyada-egitimini-gordugu-alanda-calisan-yuksek-ucret-alabiliyor/601600



19 Kasım 2020 Perşembe

Türkiye’de 18 milyon kişi Khan Academy’de 200 milyon ders gördü

 STFA Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Alp Yalçın Taşkent aradı, söze uzaktan eğitimden girdi:


-Dünyada pandemiden en çok etkilenen alanlardan biri eğitim. Milyonlarca öğrenci örgün eğitimden uzak kalırken, online eğitim platformları umut oldu. Eğitimde dijital dönüşümün ilk kez bu kadar görünür olduğu dönemde Khan Academy ilk sıraya oturdu.


Khan Academy’den her ay 45 dilde, 190 ülkede 100 milyon öğrenci ve 3 milyon öğretmenin faydalandığını belirtti:


-Khan Academy’yi Türkçeleştirerek dünyanın sayılı dijital içerik kütüphanelerinden birini sunduğumuz için mutlu ve gururluyuz.


Derslerin Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği kapsamında EBA üzerinden öğrenci ve öğretmenlere ulaştığını bildirdi:


-Ayrıca https://tr.khanacademy.org web sitemizin trafiği de bu dönemde 4 kat yükseldi.


Khan Academy’nin Salman Khan tarafından Silicon Valley’de kurulduğunu anımsattı:


- Bilgiyi herkes için erişilir kılma hayaliyle başlayan Khan Academy, 2008 yılında küçük bir ekiple, kâr amacı gütmeyen dijital platform olarak hayata geçti. Kısa sürede tüm dünyada sosyal girişime dönüştü.


Khan Academy’nin eğitim içeriğinin 300 kişiye ulaşan bir akademik kadro tarafından hazırlandığına işaret etti:


- Khan Academy’yi destekleyenler arasında Bill ve Melinda Gates Vakfı, Google, Bank of America, Netflix’in kurucusu Reed Hasting, Carlos Slim Vakfı da yer alıyor.


Khan Academy’nin Türkiye’deki faaliyetlerinin 2012 yılından beri STFA Eğitim Vakfı tarafından desteklendiğinin altını çizdi:


- Ülkemizde 600’den fazla gönüllünün de katkılarıyla hazırlanan 10 bine yakın ders videosu ve 100 bin etkileşimli araştırma Türkçe olarak kullanıcılarla buluşuyor.


Khan Academy’nin ilkokuldan üniversite seviyesine kadar uzandığına vurgu yaptı:


- Matematikten sanata, finanstan sağlığa birçok konuda bireyin seviyesini tespit ederek en uygun içeriklere yönlendirebilen yapay zekaya sahip platform ile kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimi sunuluyor.


Pandemi döneminde Khan Academy’nin Türkiye’de 70 milyon ders verdiğini paylaştı:


-Khan Academy, ülkemizde uzaktan, yüz yüze veya hibrit eğitim modelinde örgün eğitimi destekleyen en önemli kaynak haline geldi. Ülkemizde 18 milyon insanın faydalandığı bu platformdan 200 milyondan fazla ders verildi.


Alp Taşkent, bu bilgilendirme sonrası beni arama nedenini açtı:


- Khan Academy’nin sunduğu ücretsiz ve reklamsız platformun daha çok öğrenci, öğretmen ve velimize ulaşmasını istiyoruz. Pandemi döneminde 70 milyon derse ulaşmak bizi mutlu etse de, bilinirliğin artmasıyla bu sayının 700 milyona ulaşabileceğini öngörüyoruz.


Khan Academy’ye daha çok kişinin ulaşmasına katkı için adresleri paylaşmakta yarar var:


• Instagram, Facebook: @khanacademyturkce


• Twitter: @khanacademytr


• www.khanacademy.org.tr


• info@khanacademy.org.tr


Matematik, fen bilimleri, sosyal bilimler, iktisadi bilimler, bilgisayar bilimleri, uzay bilimleri, organik kimya, sanat tarihine kadar geniş yelpazeli bu platformdan daha çok yararlanmak gerekmez mi?


Öğrenen birey kendi öğrenme sürecini yönetsin


STFA Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Alp Yalçın Taşkent, Khan Academy Türkçe Direktörü ve STFA Eğitim Vakfı Genel Müdürü Alp Köksal’ın platformla ilgili mesajını da gönderdi. Köksal, şu noktanın altını çizdi:


- Khan Academy ile eğitim zamandan ve mekandan bağımsız, veriye dayalı ve kişiye özel bir deneyime dönüşüyor. Bu dönemde yaşanan olumsuzluklar bir yana dünyamız için olumlu bir çıktının öğrencilerin kendi öğrenme sorumluluklarını sahiplenmeleri olduğuna inanıyoruz.


Köksal, hedeflerini ortaya koydu:


- Amacımız Khan Academy ile öğrenen bireylerin kendi öğrenme sürecini yönetebilen kişilere dönüşmeleri. Böylelikle hem tam öğrenme, hem de hayat boyu öğrenme kavramları içselleştirilebilir.


Vahap Munyar

https://www.dunya.com/kose-yazisi/turkiyede-18-milyon-kisi-khan-academyde-200-milyon-ders-gordu/600707



9 Kasım 2020 Pazartesi

MEB'den ilkokul öğrencilerine kaynak desteği

 Milli Eğitim Bakanlığınca, ilkokul öğrencilerinin derslerine yönelik 3 bin 500 sorudan oluşan kaynak destek paketi "http://odsgm.meb.gov.tr/" internet adresinde yayımlandı.

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), ilkokul öğrencilerine yönelik 3 bin 500 sorudan oluşan kaynak destek paketi "http://odsgm.meb.gov.tr/" internet adresinde yayımlandı.

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakanlık, yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını sürecinde öğrencilere kaynak desteği sunmaya devam ediyor.

Bakanlık, daha önce öğrencilere destek olmak amacıyla kazanım kavrama testleri, 5, 6. ve 7. sınıflar için beceri temelli testler, 8. sınıflar için Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava yönelik örnek sorular ve soru destek paketleri ve 9, 10, 11 ve 12. sınıflar için tekrar testlerini yayımlamıştı.

MEB ortaokul öğrenci ve öğretmenlerine destek olmak üzere 5, 6, 7. ve 8. sınıflar için hazırladığı ve yayımladığı 4 bin 560 soru içeren 60 çalışma fasikülüyle destek kapsamını genişletmişti. Öğrenci ve öğretmenler tarafından ilgi gören destek materyalleri erişim kolaylığı, kullanılabilirlik, amaca uygunluk bakımından memnuniyetle karşılanmıştı.

MEB, desteklerine yenisini ekleyerek bu hafta ilkokullara yönelik hazırladığı kaynak destek paketini yayımladı. Bu kapsamda ilkokul 2, 3. ve 4. sınıf düzeyinde 3 bin 500 soru yayımlandı.

2, 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin öğrenmelerinin desteklenmesi amacıyla Türkçe, matematik, hayat bilgisi, fen bilimleri ve sosyal bilgiler derslerinin tüm ünitelerini kapsayan çalışma soruları hazırlandı. Kaynak desteği 2. sınıflar için 785, 3. sınıflar için 1115 ve 4. sınıflar için 1600 çalışma sorusu içeriyor. Yayımlanan kaynak desteğine http://odsgm.meb.gov.tr/ adresinden erişilebiliyor.

"Salgın ile mücadele günlerinde öğrencilerimizin yanındayız"

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, COVID-19 salgını ile mücadele günlerinde tüm imkanlarıyla öğrencilerin yanında olduklarını vurguladı.

Daha önce ortaokul ve lise kademesinde tüm sınıflar düzeyinde öğrencilere destek paketleri hazırladıklarını ve paylaştıklarını anımsatan Selçuk, "İlkokul seviyesinde öğrencilerimize destek sağlamak için çalışmalarımız devam ediyordu ve bu çalışmayı da tamamladık. Böylece ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinin tüm sınıf seviyelerinde öğrencilerimize kaynak desteği sunmuş olduk. Yeni kaynaklarla düzenli olarak öğrencilerimizi desteklemeye devam edecek ve bu zor günleri birlikte aşacağız." ifadelerini kullandı. 

Bakan Selçuk, süreci koordine eden Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer'e, yardımcı kaynakların hazırlanmasında büyük emek veren Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürü Sadri Şensoy'a, Soru Oluşturma ve Geliştirme Dairesi çalışanlarına, tüm illerdeki ölçme değerlendirme merkezi görevlilerine ve öğretmenlere teşekkür etti.