18 Mayıs 2019 Cumartesi

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Liselerde ders sayısı düşürülüyor

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yeni eğitim sisteminin ayrıntılarını anlatıyor. Bakan Selçuk, "9'larda 15-16 dersten söz ederken, şu anki tasarımda 8 dersten söz ediyoruz. 10. sınıfta 9 ders, 11'inci sınıfta 9'a ve 12'inci sınıfta 7'ye düşecek''dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yeni eğitim modelini anlatıyor. Konuşmadan satır başları;

"Birçok proje aslında vizyonumuzun birer parçaları. Her biri diğerinin tamamlayıcısı. Tüm projelerimizin fizibilitesi yapıdı. Hangi ay, hangi senenin nelerin yapılacağını hesapladık. Önemsediğimiz birçok konu var. Öğretmen eğitimine çok büyük bir yatırım yapıyoruz. Öğretmen eğitmeni hakkıyla yapılmazsa böyle bir sistemi devam ettirmek mümkün değildir. Birkaç yıl süren öğretmen eğitiminden bahsediyoruz. Biz bu tasarımı yaparken, katılımı çok önemsedik. Niye önemsedik? Bu sadece deneyimlere bağlı bir tasarım değil. Eğitim evrensel olmakla birlikte yerel değer barındırmalı. Biz bilimsel metotlarda ve tekniklerle neyi nasıl yaparıza bakıyoruz. Zamanın ruhu bizden başka şeyler istiyor artık. Biz çocuklarımızı geleceğe hazırlıyoruz. Bunun için ne yapmamız gerekiyorsa yapıyoruz. Çocuklarımızın tecrübeler yaşayarak öğrenmelerini istiyoruz. Derslerde disiplinlerüstü bir anlayış getirmeliyiz."

"Neden başka ülkelerde 6-7 ders varken bide 16-17 ders vardı? Laboratuvarların artırılması, teorik matematik değil uygulamalarla karşılaşması son derece önemli. Bizim bütün derslerimiz belirli disiplinle yürüdüğü için. Bütün bunları parça parça ayrık bir vaziyette almak çocukların zihninde bütünlük oluşmuyor. Kavram üzerinden disiplinler üstü bir eğitime gitmemiz gerekiyor."

LİSELERDE DERS SAYILARI AZALIYOR

Ders sayıları azalıyor. 9'uncu sınıflarda 15-16 dersten söz ederken, sekiz dersten söz ediyoruz. Ders sayısı 9.sınıfta 8'e, 10 ve 11. sınıfta 9'a, 12.sınıfta da 7 ders olacak. Anne babalar da soruyor. Çocuklar sabahtan akşama kadar soru soruyor peki günlük yaşamda sorunlarla karşılacına neden şaşırıp kalıyorlar. Çocuklarımız belirli şablonlara uygun olarak ezbere dayalı olarak soruları çözebilir. Gençlerin bu soruları çözerken anlamının ne olduğunu, niçin o şekilde olduğunu anlamaları gerekiyor. Soru çözmek ile sorun çözmeyi ayırarak işe başlamalıyız. Peki bu çocuklar sosyal duygusal becerileri nasıl elde edecekler, bunun için ne planlanıyor?

HEY SİSTEMİ

Çocukların hayal edebilmesi için, hayatta toplumsal fayda çalışmalarına katılabilmesi için bir, çok fırsat var. Kısaltması; HEY. İlkokul ve ortaokulda tasarım atölyeleriyle yapamaya çalıştığımız çocuğun birçok denemeyi spor, drama, spor atölyelerinde binlerce kez denediği bazı süreçleri lisede devamı olarak zenginleştirmeyi hedefliyoruz.

''Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen yeni eğitim modelinde, lisenin ilk üç yılında haftalık okul zamanı 35 saati Akademik Gelişim Programı, 5 saati Hayal-Etkinlik-Yaşam temalı çalışmalar olmak üzere 40 saat olarak planlandı. Çocukların hayal edebilmesi için hayatta toplumsal katkıya sağlamaları için (HEY) ile ulaşmak istediğimiz tasarım beceri atölyeleri daha ilkokuldan itibaren birçok atölyede yüzlerce binlerce denediği bazı süreçleri lisede devam ettirerek sürdürmesi istiyoruz''

"SORU ÇÖZMEK BAŞKA BİR ŞEY, SORUN ÇÖZMEK BAŞKA BİR ŞEYDİR"

Sorun çözmekle, soru çözmek ayrı şeylerdir. Çocuklarımıza bu ayrımı anlatmalı ve öğretmeliyiz. Bir işyerinde soru çözmek değil sorun çözmek önemlidir. Bunlar için ne planlanıyor? Burada birçok etkinlik, çalışma ve projeler olacak. Bir çocuğun mutlaka sanat ve sporla ilgilenmesi lazım. Bir çocuğun sadece soru çözerek odalara kapanmak hiçbir fayda sağlamıyor artık. Bir çocuk toplumun alakasıyla ilgili olmalıdır. Bir lise öğrencisinin birçok faaliyetle karşılaşmasını istiyoruz. Çocuğun sadece kağıt üstünde soru çözerek değil, hayatın içinden deneyimler yaşayarak büyümeli, öğrenmelidir. Çocuğun kendisi ile buluşması gerekiyor. Sen busun denmemeli. Ona birçok seçenek sunulmalı. Dersler kişiselleştirilebilmeli. Onun sevdiği dersler oluşturulmalı. Çocuğun yeteneği, kişiliği ölçülecek. Kendisinin neye yatkın olduğunu öğrenmeli. Bilimsel araçlarla ortaya konulması kariyer bakımından çok önemli."

"TASARIM BECERİ ATÖLYELERİYLE ÇOCUĞUN YETENEĞİ ÖLÇÜLECEK"

Çocuğun yeteneğini, kişiliğini ölçeceğiz. Kişisel kariyer rehberliği elbette mümkün olacak. Tasarı ve beceri atölyelerinde yeteneğinin ne yöne olduğunu görecek testlerle de bunlar tespit edilecek.

Eğitimciler, "Sınav odaklı sistem nasıl değişecek?" diyor. Bu bir kağıt, kalem, bilgi yapmak gibi bir şey değil. Bizim bir 300 yıllık maarif davamız var. Neden eğitim sistemi değişmiyor ya da sık sık değişiyor deniyor. Önemli olan ne yaptığını bilmek. Biz çok büyük bir gökdelen inşa ediyoruz. Onun elektrik sistemi şu, statiği bu, mimarisi şu diyoruz. Bunun için zamana ihtiyacımız var. Hemen yapamayız, Toplum istese de yapamayız. Öğretmene yatırım yapmadan, içeriğe yatırım yapmadan değişim yapamayız.



Gömleğin ilk düğmesi diyeceğimiz eğitimde, sistem kavramı önemli. Çocuktan inekten söz ettiğimizde o da bir sistem diyebilmeliyiz. Çocuğun etrafında gördüğü her şeyin bir sistem olduğunu öğretmeliyiz. Yani bir sistemin bir parçası olduğunu öğretmeliyiz.

Bilgi kuramı dünyada birçok ülkede var. Bizim bilgiye ilişkimizi yenilememiz lazım. "Ne?" sorusuyla çok ilgileniyoruz. Çocuk bunun cevaplarını öğrenince sınavda başarılı oluyor. Ama bu muvaffakiyet değil. Öğrendiği şeyin ona yardımcı olması demek. Ne sorusunun yanı sıra ne ve nasıl öğrendin, ne biliyorsun. Nasıl bildiğini nasıl biliyorsun? sorularının da yanıtlarını bilmeli.

"Çocuğu kendisiyle buluşturmak"

-Esnek yapı

Kişiselleştirme

-İlgi alanları

-Yetenek

-Kişilik

-Kişisel rehberlik

-Kariyer yönetimi

EĞİTİMİ BİRBİRİYLE İLİŞKİLENDİRECEĞİZ

"1-8'i de planlıyoruz. Bütün eğitimi birbiriyle ilişkilendireceğiz. Yükseköğretim kurumlarından sorular geliyor. Her yıl yüz binlerce öğrenci kazandığı bölümden mutsuz olup yeniden sınava giriyor. Bu soru cevaplandırılabilir mi, elbette cevaplandırılabilir. Bunun için okulun profilinin belirlenmesi, kariyer planlaması, yönlendirme gerekiyor. Bütün bunları yapabilir miyiz, yapabiliriz. Kişisel e-Rehberlik, portfolyo hazırlanması... Bütün bunları hemen devreye sokabiliriz."


"Sadece ders çizelgesi değişikliği değil. Taksonomi ve uluslararası derecelendirmeyi program değiştirmeyi gerektiren bir değişim bu. Bu Türkiye'nin ekonomisinin gelecekte nasıl olması gerektiğiyle ilgili. İş insanları, üniversiteye giremeyen lise mezunlarla niye buluşamıyoruz. Yani lise mezunları ne yapar hayatta?. Meslek liseleriyle ilgili aylardır çalışmalarımız var. Bu işverenlerle sektörle çalışmalarımızın sonucu. Lisede sertifika programlarını öne çıkarmamızın anlamı var. Bir çocuğun ulusal ya da uluslararası seviyede sertifika sahibi olursa, akredite bir kurum sertifikalandırırsa bunları kullanarak kısmi zamanlı ya da farklı şekilde çalışabilmelerine imkân sağlamak istiyoruz. Pilot çalışmalarımız birkaç aydır sürüyor."

"Bu sertifika programları sadece okulun içinde mi alınmalı hayır, uzaktan eğitimle de bu sertifikalar alınabilir. Çocuğun biriktirdiği portfolyo da önemli. Çocuk ilkokuldan lise bitirene kadar birçok çalışma yapıyor ama bunları gösteren bir dosya yok. Hazırladık, yazılım altyapısı bitti. Pilot çalışmalar sürüyor."



SINAV BASKISI AZALACAK
Gençlerimiz de soruyor. Çok farklı alanlarda; fen liselerinde, imam hatiplerde, mesleki teknik okullarda okuyan gençlerin eleştirilerini aldık. Bize, "Tamam çok güzel ama üniversite sınavı böyleyken ne olacak?" dediler. Türkiye, okullar arasındaki imkân farklılıkları fazla ülke. Biz bu farkı azaltırsak sınavın baskısı azalacak. Özellikle mesleki teknik eğitime yatırımlarımızla, bu sistemin daha esnek olmasına katkı sağlıyoruz. Ne bekliyoruz sınavın baskısını azaltarak? Sınav amaç haline gelmeyecek araç olacak. Bunun için zamana ihtiyacımız var. Çünkü ciddi parasal yatırıma ihtiyacımız var.

YENİ SİSTEM 2024'E DENK GELİYOR
Bu ortaöğretim tasarımına uygun bir yükseköğretim sınavı nasıl yapılır, ortaöğretimde sınavlar nasıl olmalı. Bunun için çalışıyoruz. Yeni sistem 2024'e denk geliyor. O zamana gelmeden önce bunu netleştireceğiz. Kendimize sorduk. Bunun nasıl tek bir parça halinde bütünleştireceğiz. Asıl zaman alan bu. Biz akademik gelişimi çok önemsiyoruz. Disiplinler üstü çalışmaları çok önemsiyoruz. Örneğin doğa bilimleri, sosyal bilimler gibi bütünleşik mantıkla ders almasını çok istiyoruz. Aynı zamanda duygusal ve bilişsel gelişimi önemsiyoruz.

Burada 10 ve 11'inci sınıf çok önemli. Bilgi kuramı burada devreye görüyor.
9, 10 ve 11'inci sınıflarda haziran aylarında çocukların yıl içinde öğrendiklerini projelendirmeleri, yani hasat haftası ayı gibi bir dönem istiyoruz. Bunu şu anda birçok okul yapıyor. Ama tüm okulları kapsayacak bir hasat dönemi istiyoruz.

Ne yaptığımızı çok iyi bildiğimiz bir proje oldu. Emeği geçen tüm arkadaşlara çok çok teşekkür ediyorum. Sağolun var olun.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yeni eğitim sistemiyle ilgili merak edilenleri Ahmed Arpat'a anlattı...

Milli Eğitimciler Ziya Selçuk, 2020 Eylül’de randevularınızı başlanacak olan yeni ortaöğretim modelini tanıttı.

"19 Mayıs 2019 Gençlerle Buluşma" NTV özel yayınında Ahmed Arpat'a konuk olan Bakan Selçuk, liselerde uygulanacak yeni eğitim sistemiyle ilgili merak edilenleri anlatıyor.

"Eğitimin ekonomiyle buluşması son derece kritik."

"Çok büyük fotoğrafa bakıyor olabilir, biz ilk kez 2023 vizyonu diye bir döküman çıkardık. Dedik ki MEB bir sistemdir, bunun altlarında vardır. Hepsi de sisteme çevrimi tutulmazsa, alt sistemde yapılmış olabilir.

"Biz bunu sadece ortaöğretim için yapmadık, belli bir süre içerisinde 1-8. Sınıflar için takvim de açıklayacağız. Biz bunu bir bütün olarak görüyoruz. Aynı takvimde olacak."

"ÖZGEÇMİŞ DEĞİL ÖZGELECEK OLUŞTURMAK GEREKİYOR"

"Gençleri neye hazırlıyorsunuz sorusu çok önemli. Acil problem var, nedir sınavlar vb. Asıl iş üniversite bitti, sonra ne olacak? Bunu sadece sınava hazırlanmak meselesi olarak görmüyoruz. Öğrencileri sınava değil, üniversiteye hazırlayacağız. Gençler bakın sizin özgeçmiş çabanızı anlayabiliyoruz, bizim için daha önemli olan ise özgelecek oluşturmak."

"Ne biliyoruz? sorusunu sorduk, çocuklarımız bildi. Bunu yaparsak eğitim sistemi katma değer üretmez, peki ne yapmak lazım. Biliyorsunuz da bunu nasıl biliyorsunuz, bildiğinizi nasıl biliyorsunuz? Giderek seviye yükseliyor. Bilgi kuramı, bilgiyi kullanma yolu açısında disiplinlerarası dersler de buna destek oluyor. Bilgi sadece ezberlenen değil, yorumlanan, tartışılan bir sürece girmeli. Soru çözmek değil, sorun çözmek önemli olan."

"SORU DEĞİL SORUN ÇÖZEN ÖĞRENCİ"

"Genç işe girdi, işveren sordu ne yaparsın? Genç de dedi soru çözerim, işveren der ki soru değil, sorun çözen çalışan istiyorum. Bilgi kuramı bunu sağlıyor."

"Hayal-Etkinlik ve Yaşam, HEY bunun kısaltılmışı. Soru çözüyoruz da bir de hayat var. Çocukları odaya kapatıyoruz yıllarca, rüşvet veriyoruz, pasta vb. Uzun yıllar sonra dünyayı tanımıyorlar. Düğün, cenaze misafir bilmiyorlar. Genellemek istemem. Bu kadar soru çözen birinin sosyal hayatını çok zayıflatıyor. İyi bir öğrenci, ders dışında yaptıklarıyla tanınır. Hobin mi var, sosyal faaliyete mi katıldın, enstrüman mı çaldın? HEY bize bunu sağlıyor. Fiziksel aktivite olmadan bir gencin gençliğini sağlıklı sürdürmesi mümkün değil. Hayvanlara yardım olabilir, tarım olabilir, tüm bunlar tasarım beceri atöylelerinin devamı olarak yapılıyor. Bir çocuk hiç atöyle görmezse, hayatla ilişkisi zayıflıyor. Bunu düzeltmek için, çocuğun sadece düşünce değil, duygu düşünce hareket alanında da dengeli yetişmesi gerekiyor. Bunun için HEY bunun için ortam sağlıyor."

"ŞU HALİYLE SADECE SORU ÇÖZMEYE ZAMAN VAR"

"Bir çocuk düşünün, birçok çukur kazıyor, ama kuyu kazamıyor, kuyu kazamadığı için de su çıkmıyor. Birçok ülkede neden 5-6-7 ders var, Türkiye'de 15-16 ders var? Bir öğrencinin bu kadar dersi öğrenerek yolculuk yapması mümkün değil. Fiziği 2 saat alacağına 4-5 saat alsın, ama gerçekten deney yapsın. Şu haliyle zaman yok, sadece soru çözmeye zaman var."

"Biz öğrencimizin hayatta ne yapmak istediğini, bunu yapmak için neye ihtiyaç duyduğunun beceri setini çıkardık. Mühendis olduğunuzda aldığınız derslerin bir kısmı mühendisliği desteklemiyor. Bunun yerine okul öncesi dönemler var. Bu çocuğun dosyası olmalı, ne yapmış, neye merak duymuş? Bütün bunları uyguladığımda, ilgi testi, yetenek testi sonucunda şunlara yatkın olduğun görülüyor. Ben öğrencime demiş oluyorum ki, sen ilgi duyduğun, yetenekli olduğun alanda eğitim al."

"2024 yılı için biz yüzde 90'lara çok güzel geliriz, yeter ki finansman, öğretmen eğitimiyle ilgili sıkıntı olmasın, biz bunu çok rahat yaparız."

"Bir öğrencim lisanslı sporcu, dışarıda bir kuruma gidiyor, hafta 5 gün antrenman yapıyor. Ben onu da ders sayarım"

"ALTYAPI OLMAZSA YÖNTEM HATALI GİBİ GÖRÜLÜR"

"9. sınıf, biz niye önümüzdeki sene değil de 2020 yılına sarkıtıyoruz? Öğretmen eğitimi bitmezse bu başarılamaz. Hazırlıksız yapılan her iş sonra problem yaratır. Uygulamanın altyapısı uygun olmazsa, yöntem hatalı gibi görünür. 9. sınıf temel bir sınıftaki dersler, öğrencilerimize bütünsel bir bakış sağlıyor. Fizik, kimya gibi parça parça değil de bütün olarak, sistemsel bir bakış oluşuyor çocukta. Örnek; göç, sosyolojiyle, ekonomiyle, coğrafya ile, hepsiyle ilgili."

SEÇMELİ DERSLER

"Diyelim ki bir ders var, öğrenci 12. sınıfta ama o okulda o dersi verecek öğretmen yok. Artık bu çağda o dersi, o okulda yapalım mutlaka demiyoruz. Biz uzaktan ders alabilir miyiz? Öğrenme yönetim sistemleri, videolar, öğrencinin kendini denediği... Birçok dünya çapındaki üniversite dersini bu sistemle alabilirsiniz. Bizim için bunların biraz sıradanlaşması lazım. Video kütüphaneden verebiliriz, başka okullardan ders alabiliriz, çok ihtimal var ama altyapı lazım. Seneye neden başlamadık? Çünkü altyapı hazırlıyoruz bunun için."

"Hiç tarih bilmeden, sadece matematikle öğrencinin hayatı anlaması zorlaşır. Daha şuurlu olması için bir bakış açısı getiriyor bu. Öğrenci diğer ders gruplarından da ders almak zorunda. Sadece matematik alamayacak öğrenciler."

"KREDİLİ SİSTEMDEKİ HATAYA DÜŞMEYECEĞİZ"

"Kredili sistem başka bir şey. Kredili sistem iyi hazırlanması gereken bir sistemdi. O dönem bir rapor yayınladım. Neden devam etmesi gerektiği için. Az önce ifade ettiğim gibi, hazırlık yetersizse problem yöntemde sanırsınız. O sene sistem pilot okullar yerine tüm ülkede denenince sorunlar çıktı. Biz bu yüzden yeni sistemi 5 yıla yayıyoruz."

"Çalışanla çalışmayanı ayıracağız. Öğretmeni sınıfta güçlendireceğiz, öğretmen güçlü olmazsa öğrenci ben nasılsa geçiyorum, yatayım diye düşünür. Buna izin vermemiz mümkün değil. Bir ekosistem kurmak zorundayız, sadece derslerle olmaz bu iş, öğretmen eğitmezsen, atölyeler kurmazsan olmaz. Hepsini adım adım koyuyoruz ki birbirini tanımlasın."

"12. sınıf çok önemli, üniversitenin ilk sınıfı gibi. 'Bu dersleri öğretmenler nasıl verecek?'. Benim kadar öğretmen tanıyan az kişi vardır. Bizim öğretmenlerimizle ilgili yeterli altyapı olduğunda başarmamaları mümkün değil."

"Öğrencide bir sıkıntımız yok. Sınav sistemi öğrenciyi boğan şey, sınav amaç değil araçtır, sistem böyle olduğu için öğrenciler de araca yoğunlaşıyor."

"YÖK ile güzel bir işbirliğimiz var. Bazı fakültelerin MEB ile ortak, ihtiyaçları gözeterek, eğitim fakültesi çalışması konusunda anlaşma sağladık. Eğitim fakültelerin 1. sınıfından itibaren mezun olacak öğrencilerin bu sisteme adaptasyonu için çalışmalarımız var. Mevcut öğretmenler için de 4-5 yıllık bir eğitim süreci olacak."

BELİRLİ DERSLERE AŞIRI TALEP OLURSA NE YAPILACAK?

"Her lise için ayrı ama bütünleşik bir model, dersler yığılma olduğunda, öğretmen ihtiyacı nedir ona bakılır. Fakat bir okulda herkesin bir okulda matematikçi olduğunu görmedik. Bazen dil alanı, sosyal istiyorum diyor. Bizim çan eğrisiyle doğrudan ilgili. Bir yığılma olursa ilçe içerisinde öğretmenlerin görevlendirilmesiyle yapılacak küçük düzenlemelerle çözülür."

ÖĞRENCİLER NASIL DERS SEÇECEK?

"Biz deneme yapmadan iş yapmıyoruz. Tercih robotunu farklı okullarda denemek için geliştirdik."

"Derinleşme çok önemli, bir öğrencinin ilgili olduğu alana yoğunlaşması bunu sağlıyor."

"Öğrenci bir ders seçti, okulda hocamız yok. Altyapımız uzaktan eğitimi de sağlıyor. Altyapı olursa bu dersi almanın birçok yolu olur."

"Her çocuğun belirli bir kotası olur. Bunlar çalışılıyor. Ders seçmine baktığımızda kişiselleştirmeyi görüyoruz. Bu derinleşmeyi sağlıyor, o çocuk da ilgi duyduğu alanda yükselmeye yöneliyor. Sınavı kazansa da onu hayat bekliyor. Sınavı kazanmak dışında bir hayat alanı var. Girişim, sosyal becerisi yüksek olan gençler, diğer çocuklardan daha şanslı oluyor. Hayat ve okul başarısı iyi ayırt edilmeli."

"Derslik açığımız evet var, ama en geç 3 sene içinde tüm açığını halletmiş, yatırım bütçesini yöneltebilecek bir ülke. 15 senede çok büyük yatırımlar yapıldı."

"Bizim açık portalımız var. Bir gencimiz istediği alanda istediği mesleği tanımak için, meslek tanıma ya da kendini tanıma adına böyle bir fırsat var. Şu an faaliyette, öğrenci ve veliler bakabilir. Rehberlik ve danışmanlarımızdan da tabii ki destek alacağız. Belirli branşlardaki öğretmenlerimiz, belirli saatlerdeki eğitimleri alırlarsa lise öğrencilerinin kariyeri için koçluk yapabilir. Biz bu eğitimi üniversitelerimizde ücretsiz vereceğiz. Zaten testler yapıldı, öğrencinin başarıları ödülleri duruyor, biz bunu görüyoruz. Buna bakarak acaba hangi meslek, hangi program öğrenciye katkı sağlar? Bu eğitim için her türlü desteği sağlayacağız."

LİSE SONDA ÜNİVERSİTEYE HAZIRLIK

"Diyelim ki öğrencinin bir dersi zayıf, bunun akademik destek çalışmaları var, hafta sonu ve hafta içi. Bununla ilgili bir video kütüphanesi de kuruyoruz. Meslektaşlarımızı davettik, çalıştık. Bir kütüphane şu an üretiliyor. Bir öğrenci dağ köyünde bile olsa telefonunda bu videoları ücretsiz izleyebilir. Bunun ötesinde ailelere yönelik çalışmalar gelecek. Öğrencilerimizin rehberlik konusunda destekleri için uzaktan yardım paketleri oluşturulacak."

"Öğrencilerin ders dışında ne yaptığı da çok önemli. 'Senin ne tür projelerin var ki portfolyene koyayım, öğrencilik hayatında neler yaptın' diyor dünya. Türkiye de buna gidiyor."

12. SINIF ÖĞRENCİLERİNE SÜRPRİZ

"Gittiğim okullarında 12. sınıfların önünden geçmemeye çalışıyorum. Ziya hoca bizim durum ne olacaklar diyorlar. Önümüzdeki Eylül'de 12. başındafa başlayacak, sınava girecek çocuklarımız var. Onlar bu senekiler gibi hazırmayacak. Onlara sürprizimiz var. Bir sınıf kurgulamak, Müfredatta bir rahatlama olacak, Çocuklarımızın siniava derinleşmesi için bir hazırlık hazırlığı.

"Sınavlardaki sık değişmesi var değil. Bazı dönemlerde sık sık olması gerekiyorsa yordu. Öğrenciler neyle başlıyorsa, onunla bitirecekler."