http://www.teknolojigundem.com/foto-galeri/problem-cozuldu-galeri/1346771
28 Eylül 2018 Cuma
17 Eylül 2018 Pazartesi
Tıp fakültelerinde boş kontenjan kaldı
YKS tercihleri sonrasında açıkta kalan öğrenciler için ek yerleştirmeler başladı. Psikolojiden hukuka, mühendislikten mimarlığa ön lisans ve lisans olarak 280 bin civarında ek kontenjan oluştu
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları açıklandığında yaklaşık 1 milyon öğrenci açıkta kaldı. Tercih hakkını kullanıp da açıkta kalan 350 bin kişi, hiç tercih yapmayan 540 bin kişi vardı. Toplamda 890 bin kişi tercih yapma hakkı olduğu halde üniversiteli olamadı. Bu öğrencilerin yararlanabileceği ek yerleştirme süreci ise önceki gün başladı.
İstinye Üniversitesi Genel Sekreteri Burak Kılanç, boş kontenjanlar ve adayların nasıl tercih yapacağı konusunda şu bilgileri verdi: ÖSYM tarafından yayınlanan ek yerleştirme kılavuzuna göre şu anda 280 bin boş kontenjan, üniversiteli olamamış adayları bekliyor.
‘Kılavuza iyi bakın’
Bunların 195 bini örgün eğitim programlarında, 85 bini de açık öğretim programlarında yer alıyor. Hukuktan mimarlığa çok sayıda kontenjan boş kaldı. Tıp fakültelerinde bile 111 boş kontenjan var.
Yanlış tercih yapıp da iyi puanlarla açıkta kalan veya yerleşemeyeceğini düşündüğü için tercih yapmayan pek çok öğrencinin şimdi bir okula yerleşebilir. Adayların mutlaka kılavuza göz atması gerek.
Hatta bir rehber öğretmenle beraber tercih yapmasında fayda var. Mezun oldukları okullara gidebilirler. Milli eğitim müdürlüklerinin ve belediyelerin çeşitli merkezleri var, buralardan yardım alabilirler.
Kontenjanlar niye boş kaldı?
Fakülte kazanan her yüz öğrencinin 95’i, ön lisans kazanan her yüz öğrencinin ise 85’i kayıt yaptırmış. Bu sene YKS sistemi ilk defa uygulandı. Bu sebeple tercih döneminde bir karmaşa yaşandı, bilgi kirliliği oldu. Dolayısıyla pek çok üniversiteli olmak isteyen kişi, yanlış tercih yaptığından ötürü açıkta kaldı. Böylelikle açıkta kalan kontenjan sayısı arttı. Mesela, tıbbı kazanan birinin neden gidip kayıt yaptırmadığını herkes merak ediyordur. Bu öğrenci yurt dışından da kabul almış ve onu tercih etmiş olabilir. Ya da bazı vakıf üniversitelerinde ücretli programlar çok yüksek geldiği için kayıt yaptırmamış olabilir.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları açıklandığında yaklaşık 1 milyon öğrenci açıkta kaldı. Tercih hakkını kullanıp da açıkta kalan 350 bin kişi, hiç tercih yapmayan 540 bin kişi vardı. Toplamda 890 bin kişi tercih yapma hakkı olduğu halde üniversiteli olamadı. Bu öğrencilerin yararlanabileceği ek yerleştirme süreci ise önceki gün başladı.
İstinye Üniversitesi Genel Sekreteri Burak Kılanç, boş kontenjanlar ve adayların nasıl tercih yapacağı konusunda şu bilgileri verdi: ÖSYM tarafından yayınlanan ek yerleştirme kılavuzuna göre şu anda 280 bin boş kontenjan, üniversiteli olamamış adayları bekliyor.
‘Kılavuza iyi bakın’
Bunların 195 bini örgün eğitim programlarında, 85 bini de açık öğretim programlarında yer alıyor. Hukuktan mimarlığa çok sayıda kontenjan boş kaldı. Tıp fakültelerinde bile 111 boş kontenjan var.
Yanlış tercih yapıp da iyi puanlarla açıkta kalan veya yerleşemeyeceğini düşündüğü için tercih yapmayan pek çok öğrencinin şimdi bir okula yerleşebilir. Adayların mutlaka kılavuza göz atması gerek.
Hatta bir rehber öğretmenle beraber tercih yapmasında fayda var. Mezun oldukları okullara gidebilirler. Milli eğitim müdürlüklerinin ve belediyelerin çeşitli merkezleri var, buralardan yardım alabilirler.
Kontenjanlar niye boş kaldı?
Fakülte kazanan her yüz öğrencinin 95’i, ön lisans kazanan her yüz öğrencinin ise 85’i kayıt yaptırmış. Bu sene YKS sistemi ilk defa uygulandı. Bu sebeple tercih döneminde bir karmaşa yaşandı, bilgi kirliliği oldu. Dolayısıyla pek çok üniversiteli olmak isteyen kişi, yanlış tercih yaptığından ötürü açıkta kaldı. Böylelikle açıkta kalan kontenjan sayısı arttı. Mesela, tıbbı kazanan birinin neden gidip kayıt yaptırmadığını herkes merak ediyordur. Bu öğrenci yurt dışından da kabul almış ve onu tercih etmiş olabilir. Ya da bazı vakıf üniversitelerinde ücretli programlar çok yüksek geldiği için kayıt yaptırmamış olabilir.
18 milyon öğrenci için ders zili bugün çalıyor - 17.09.2018
Yeni eğitim ve öğretim yılı dolayısıyla yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmen ders başı yapacak.
Yaz tatilinin ardından yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmen, yeni eğitim öğretim yılına bugün çalacak ilk ders ziliyle başlayacak.
2018-2019 eğitim öğretim yılında, açık öğretim öğrencileri dahil, resmi ve özel okullardaki 17 milyon 749 bin 876 öğrenci ve 1 milyon 75 bin 196 öğretmen ders başı yapacak.
Yeni eğitim ve öğretim yılı birinci kanaat dönemi, 18 Ocak 2019 Cuma sona erecek. Yarıyıl tatili, 21 Ocak-1 Şubat 2019 tarihlerinde yapılacak. İkinci kanaat dönemi ise 4 Şubat 2019 Pazartesi başlayacak ve 14 Haziran 2019 Cuma tamamlanacak.
Destekleme ve yetiştirme kursları
Milli Eğitim Bakanlığı'nca (MEB), öğrenci ve mezunlar için ücretsiz açılacak destekleme ve yetiştirme kurslarının birinci dönem öğrenci başvuruları 17-23 Eylül 2018'de, ikinci dönem başvuruları 11-17 Şubat 2019'da, üçüncü dönem başvuruları ise 24-30 Haziran 2019'da alınacak.
Birinci dönem kursları 1 Ekim 2018'de, ikinci dönem kursları 25 Şubat 2019'da, yaz dönemi kursları da 8 Temmuz 2019'da başlayacak.
Öte yandan, öğrencilerin yeni girdikleri eğitim ortamına kısa sürede uyum sağlamalarına katkıda bulunulması amacıyla 10-14 Eylül'de yapılan uyum eğitimine, birinci sınıf seviyesinde 1 milyon 299 bin 349, beşinci sınıf seviyesinde 1 milyon 156 bin 546, dokuzuncu sınıf seviyesinde de 1 milyon 203 bin 578 öğrenci katıldı.
Yaz tatilinin ardından yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmen, yeni eğitim öğretim yılına bugün çalacak ilk ders ziliyle başlayacak.
2018-2019 eğitim öğretim yılında, açık öğretim öğrencileri dahil, resmi ve özel okullardaki 17 milyon 749 bin 876 öğrenci ve 1 milyon 75 bin 196 öğretmen ders başı yapacak.
Yeni eğitim ve öğretim yılı birinci kanaat dönemi, 18 Ocak 2019 Cuma sona erecek. Yarıyıl tatili, 21 Ocak-1 Şubat 2019 tarihlerinde yapılacak. İkinci kanaat dönemi ise 4 Şubat 2019 Pazartesi başlayacak ve 14 Haziran 2019 Cuma tamamlanacak.
Destekleme ve yetiştirme kursları
Milli Eğitim Bakanlığı'nca (MEB), öğrenci ve mezunlar için ücretsiz açılacak destekleme ve yetiştirme kurslarının birinci dönem öğrenci başvuruları 17-23 Eylül 2018'de, ikinci dönem başvuruları 11-17 Şubat 2019'da, üçüncü dönem başvuruları ise 24-30 Haziran 2019'da alınacak.
Birinci dönem kursları 1 Ekim 2018'de, ikinci dönem kursları 25 Şubat 2019'da, yaz dönemi kursları da 8 Temmuz 2019'da başlayacak.
Öte yandan, öğrencilerin yeni girdikleri eğitim ortamına kısa sürede uyum sağlamalarına katkıda bulunulması amacıyla 10-14 Eylül'de yapılan uyum eğitimine, birinci sınıf seviyesinde 1 milyon 299 bin 349, beşinci sınıf seviyesinde 1 milyon 156 bin 546, dokuzuncu sınıf seviyesinde de 1 milyon 203 bin 578 öğrenci katıldı.
6 Eylül 2018 Perşembe
2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olacak
2019 yılının "Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" olarak ilan edildiğini bildiren Cumhurbaşkanlığı genelgesi Resmi Gazete'de yayımlandı
Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle 2019 yılı "Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" olarak ilan edildi. Dünyanın önde gelen tarihçilerinden İslam Bilim Tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin geçtiğimiz Haziran ayında hayatını kaybetmişti.
94 yaşında yaşamını yitiren Sezgin, Süryanice, İbranice, Latince, Arapça ve Almanca da dahil 27 dili çok iyi derecede biliyordu.
İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar sahasında yazılan en kapsamlı eser olan Arap-İslam Bilim Tarihi'nin ilk cildini, 1967'de tamamlayan Sezgin, 17 ciltten oluşan eserin 18. cildini yazıyordu.
FUAT SEZGİN KİMDİR?
Bitlis'te 24 Ekim 1924'te dünyaya gelen Fuat Sezgin, Erzurum'da ortaokulu ve liseyi bitirip 1943'te İstanbul'a geldi.
İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü'nde alanında en tanınmış uzmanlardan Alman şarkiyatçı Helmut Ritter'in öğrencisi olan Sezgin, Ritter'in tavsiyesi üzerine İslam bilimlerine yöneldi.
Sezgin, 1951'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni bitirdikten sonra, Arap Dili ve Edebiyatı üzerinde doktora yaptı.
"Buhari'nin Kaynakları" konulu doktora tezini tamamlayan Sezgin, 1954'te doçent oldu. Sezgin, bu çalışmasıyla hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Buhari'nin, bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil yazılı kaynaklara dayandığı tezini ortaya attı.
Fuat Sezgin'in, "Buhari'nin Kaynakları Hakkında Araştırmalar" adındaki takdim tezi 1956'da yayımlandı.
Sezgin, Türkiye'de 1960'ta askeri darbenin iktidara getirdiği hükümet tarafından hazırlanan ve 147 akademisyenin üniversitelerden men edildiği listede kendi adının da bulunması üzerine Türkiye'den ayrılarak Frankfurt Üniversitesi'nde çalışmalarına devam etti.
Cabir ibn Hayyan konusunda 1965'te yazdığı ikinci doktora tezini Frankfurt Üniversitesi Institut für Geschichte der Naturwissenschaften'a sunan ve bir yıl sonra profesör unvanını kazanan Sezgin, aynı yıl kendisi gibi şarkiyatçi olan Ursula Sezgin ile evlendi. Sezgin'in kızı Hilal, 1970'te dünyaya geldi.
İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar sahasında yazılan en kapsamlı eser olan Arap-İslam Bilim Tarihi'nin ilk cildini, 1967'de tamamlayan Sezgin, 17 ciltten oluşan eserin 18. cildini yazıyordu.
Sezgin, Süryanice, İbranice, Latince, Arapça ve Almanca da dahil 27 dili çok iyi derecede biliyordu.
İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi'nin faaliyetlerini desteklemek amacıyla 2010'da Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı kuruldu.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi bünyesinde kurulan Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Enstitüsü ise 2013 yılında faaliyetlerine başladı.
Uluslararası çeşitli akademilerin üyesi de olan Prof. Dr. Fuat Sezgin, yaşamı boyunca Kahire Arap Dili Akademisi, Şam Arap Dili Akademisi, Fas Rabat Kraliyet Akademisi, Bağdat Arap Dili Akademisi, Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyeliği de dahil olmak üzere çok sayıda önemli ödül ve nişana layık görüldü.
Fuat Sezgin ayrıca Erzurum Atatürk Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi tarafından Sezgin'e fahri doktora unvanı verildi. Ayrıca Frankfurt am Main Goethe Plaketi, Almanya Birinci Derece Federal Hizmet Madalyası, Almanya Üstün Hizmet Madalyası, İran İslami Bilimler Kitap Ödülü, Hessen Kültür Ödülü ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibidir.
Prof. Dr. Fuat Sezgin'in öncülüğünde kurulan İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi de üstün nitelikli eser ve ortaya konan özgün çalışmalardan dolayı kurum statüsünde Kültür ve Turizm Bakanlığı 2016 Özel Ödülü'ne layık görüldü.
Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle 2019 yılı "Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı" olarak ilan edildi. Dünyanın önde gelen tarihçilerinden İslam Bilim Tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin geçtiğimiz Haziran ayında hayatını kaybetmişti.
94 yaşında yaşamını yitiren Sezgin, Süryanice, İbranice, Latince, Arapça ve Almanca da dahil 27 dili çok iyi derecede biliyordu.
İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar sahasında yazılan en kapsamlı eser olan Arap-İslam Bilim Tarihi'nin ilk cildini, 1967'de tamamlayan Sezgin, 17 ciltten oluşan eserin 18. cildini yazıyordu.
FUAT SEZGİN KİMDİR?
Bitlis'te 24 Ekim 1924'te dünyaya gelen Fuat Sezgin, Erzurum'da ortaokulu ve liseyi bitirip 1943'te İstanbul'a geldi.
İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü'nde alanında en tanınmış uzmanlardan Alman şarkiyatçı Helmut Ritter'in öğrencisi olan Sezgin, Ritter'in tavsiyesi üzerine İslam bilimlerine yöneldi.
Sezgin, 1951'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni bitirdikten sonra, Arap Dili ve Edebiyatı üzerinde doktora yaptı.
"Buhari'nin Kaynakları" konulu doktora tezini tamamlayan Sezgin, 1954'te doçent oldu. Sezgin, bu çalışmasıyla hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Buhari'nin, bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil yazılı kaynaklara dayandığı tezini ortaya attı.
Fuat Sezgin'in, "Buhari'nin Kaynakları Hakkında Araştırmalar" adındaki takdim tezi 1956'da yayımlandı.
Sezgin, Türkiye'de 1960'ta askeri darbenin iktidara getirdiği hükümet tarafından hazırlanan ve 147 akademisyenin üniversitelerden men edildiği listede kendi adının da bulunması üzerine Türkiye'den ayrılarak Frankfurt Üniversitesi'nde çalışmalarına devam etti.
Cabir ibn Hayyan konusunda 1965'te yazdığı ikinci doktora tezini Frankfurt Üniversitesi Institut für Geschichte der Naturwissenschaften'a sunan ve bir yıl sonra profesör unvanını kazanan Sezgin, aynı yıl kendisi gibi şarkiyatçi olan Ursula Sezgin ile evlendi. Sezgin'in kızı Hilal, 1970'te dünyaya geldi.
İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar sahasında yazılan en kapsamlı eser olan Arap-İslam Bilim Tarihi'nin ilk cildini, 1967'de tamamlayan Sezgin, 17 ciltten oluşan eserin 18. cildini yazıyordu.
Sezgin, Süryanice, İbranice, Latince, Arapça ve Almanca da dahil 27 dili çok iyi derecede biliyordu.
İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi'nin faaliyetlerini desteklemek amacıyla 2010'da Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı kuruldu.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi bünyesinde kurulan Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Enstitüsü ise 2013 yılında faaliyetlerine başladı.
Uluslararası çeşitli akademilerin üyesi de olan Prof. Dr. Fuat Sezgin, yaşamı boyunca Kahire Arap Dili Akademisi, Şam Arap Dili Akademisi, Fas Rabat Kraliyet Akademisi, Bağdat Arap Dili Akademisi, Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyeliği de dahil olmak üzere çok sayıda önemli ödül ve nişana layık görüldü.
Fuat Sezgin ayrıca Erzurum Atatürk Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi tarafından Sezgin'e fahri doktora unvanı verildi. Ayrıca Frankfurt am Main Goethe Plaketi, Almanya Birinci Derece Federal Hizmet Madalyası, Almanya Üstün Hizmet Madalyası, İran İslami Bilimler Kitap Ödülü, Hessen Kültür Ödülü ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibidir.
Prof. Dr. Fuat Sezgin'in öncülüğünde kurulan İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi de üstün nitelikli eser ve ortaya konan özgün çalışmalardan dolayı kurum statüsünde Kültür ve Turizm Bakanlığı 2016 Özel Ödülü'ne layık görüldü.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
