30 Mart 2018 Cuma

YDS bu pazar yapılacak

ÖSYM tarafından, 1 Nisan Pazar günü yapılacak 2018-YDS ilkbahar dönemi adaylarının saat 10.00'dan sonra sınav binalarına girişine izin verilmeyeceği uyarısı yapıldı.

ÖSYM'nin sosyal medya hesabı Twitter üzerinden yapılan duyuruda, 1 Nisan Pazar günü yapılacak YDS ilkbahar dönemi adaylarına yönelik hatırlatma yapıldı.

Buna göre, adaylar saat 10.00'dan sonra sınavın yapılacağı binalara alınmayacak.

10 Mart 2018 Cumartesi

Zeki Müren'in Mehmetçik madalyası antikacıda

MTTB tarafından 1964 yılında Kore Gazileri için bastırılan, basım masraflarının Merhum Zeki Müren'in karşılaması dolayısıyla halk arasında "Zeki Müren Madalyası" olarak bilinen madalyalardan biri antikacıda bulunuyor.

Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) tarafından 1964'te Kore Gazileri için bastırılan, basım masraflarını merhum sanatçı Zeki Müren'in karşılaması dolayısıyla halk arasında "Zeki Müren Madalyası" olarak bilinen 18 ayar altından madalyalardan biri antikacıda görüldü.

Tüm mal varlığını TSK Mehmetçik Vakfı ile Türk Eğitim Vakfına bağışlayan "Sanat Güneşi"nin 1963 yılında da önemli toplumsal bir kampanyaya destek verdiği ortaya çıktı.

Antikacı ve koleksiyoner Necati Doğan, Kıbrıs Adası'nda 1963'te Türklere yönelik saldırılara karşı Türkiye'nin adaya müdahalesine ABD'nin karşı çıkması üzerine toplumda ABD ve Birleşmiş Milletlere (BM) yönelik büyük tepki oluştuğunu belirtti.

Kore'de büyük kahramanlıklar gösteren Türk gazilerin bu tepki kapsamında BM'nin kendilerine verdiği pirinç madalyaları art arda iade etmeye başladığını aktaran Doğan, şunları kaydetti:

"Bu madalyanın hikayesi, Kore gazilerimizin BM'nin kendilerine verdiği madalyaları 1963'te Kıbrıs'ta soydaşlarımıza yönelik saldırılar üzerine BM'ye iade etmesiyle başlıyor. Milli Türk Talebe Birliği, gazilerimizin iade ettiği madalyayı ikame etmek için yola çıkıyor ama para bulamıyor. Bunu duyan Sanat Güneşi'miz, adının duyulmaması şartıyla madalyaların basım masrafını karşılıyor."

"Herkesin MTTB ruhuna ve Zeki Müren duyarlılığına sahip olması gerekiyor"

Zeki Müren tarafından basım masrafları karşılanan madalyaların 18 ayar altından olduğunu vurgulayan Doğan, "Madalyanın bir yüzünde Milli Türk Talebe Birliği logosu ile "Kore Gazileri Milli Hizmet Armağanı" ifadesi yer alıyor. Diğer yüzünde ise tüm Kıbrıs Adası'nın haritası ile Milli Türk Talebe Birliği yazısı bulunuyor." dedi.

Doğan, madalyanın kaç adet bastırıldığına dair bilgisi olmadığını ifade ederek koleksiyonerlerin halk arasında "Zeki Müren Madalyası" olarak bilinen madalyalarla nadir karşılaştığını söyledi.

Zeki Müren'in sevenlerince "Sanatın Paşası" olarak nitelendirildiğini ve bu ifadenin zamanla "Paşam" hitabetine dönüştüğünü anımsatan Doğan, şunları kaydetti:

"Türk sanat hayatında gerek eserleriyle gerekse de toplumsal duyarlılığıyla iz bırakanların başında hiç şüphesiz Zeki Müren geliyor. Onun vatan ve Mehmetçik sevgisi bugün birçok sanatçıya örnek olmalı. Zeytin Dalı Harekatı'nın devam ettiği bu dönemde herkesin hem MTTB ruhuna hem de Zeki Müren duyarlılığına sahip olması gerekiyor."




4 Mart 2018 Pazar

Galatasaray'ın müzesindeki Atatürk imzalı mektup şaibeli mi

Habertürk yazarı Murat Bardakçı, Galatasaray’ın müzesinde sergilenecek Atatürk’e ait olduğu söylenen mektubu köşesine taşıdı. Bardakçı, mektuptaki Atatürk imzasının bozuk bir taklit olduğunu yazdı. İşte Bardakçı'nın o yazısı:
Galatasaray Klübü, bugün Türk Telekom Stadı’nda bir müze açıyor. Klübe, taraftarlarına ve sporumuza hayırlı olsun...

Futbol klüplerimiz arasında senelerdir sahaların dışında devam eden bir yarışma vardır: Atatürk’ü kendi taraftarları olarak göstermeye pek meraklıdırlar ve bulabildikleri her çeşit belgeden istifadeye uğraşırlar.

Bu müsabakaya şimdi Galatasaray da katıldı, Mustafa Kemal’in 1928’de klübün başkanı Necmeddin Sadak’a gönderdiği cevabî bir mektubu gündeme getirdi ve basını açılış öncesinde mektuptan haberdar etti.

Ama, 4 Eylül 1928 tarihli ve Lâtin harfli daktilo ile kaleme alınmış olan mektup bana biraz tuhaf göründü. Harf inkılâbı gerçi mektubun tarihinden iki ay sonra, 1 Kasım 1928’de yapılmıştı fakat devrimden önceki birkaç ay boyunca alışkanlık kazanılması maksadıyla bazı yazışmalarda eski harflerin yerine Lâtin harflerinin kullanılmasına başlanmıştı ve böyle yazışmaların örneklerine tesadüf ettiğim için bu hususun üzerinde durmadım. Asıl problem, Mustafa Kemal’in mektubun altındaki imzasında idi, zira böyle bir imzayı hiç görmemiştim, arşiv uzmanları da rastlamamışlardı.



MÜSVEDDESİ ANKARA’DA

Bizde, geçmişi imparatorluk zamanına kadar uzanan bir âdet vardır: Resmî yazıların kopyeleri gönderilen makamlar tarafından saklanır ve devletin en üst makamları yazışmaların müsveddelerini bile muhafaza ederler.

Bu uygulamayı bildiğim için, çalışma müsaademin bulunduğu Cumhurbaşkanlığı Arşivi’ne müracaat ettim, mektubun yine Lâtin harfleri ile kaleme alınmış orijinal müsveddesi arandı ve bulundu.

Ankara’dan gelen belge ile Galatasaray Klübü’nün müzesindeki mektubun görüntülerini burada yayınlıyorum...

Yukarıda da söyledim: Galatasaray Klübü’nün müzesindeki belgede başta Mustafa Kemal’in imzası olmak üzere önemli sıkıntılar mevcut...

Ankara’da son zamanlarda Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nden çıktığı iddia edilen çok sayıda evraka rastlanıyor ve evrakı ellerinde bulunduranlar, bunları başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere önemli arşivlere satmaya çalışıyorlar.

Pazarlanmasına uğraşılan evrakın özelliği seneler önce Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nde bulunan, özellikle de Atatürk dönemine ait olan bazı belgelerin metinlerinin antetli kâğıtlara birebir kopyalanması ve altlarına da Atatürk’ün imzasının “kaşe”, yani mühür olarak basılması... Meselenin daha vahim tarafı, aynı şekilde sahte mühürlerle Atatürk’ün ağzından başta Dersim olmak üzere birçok netâmeli konuda İsmet Paşa’yı suçlar mahiyette ve örneklerini benim de gördüğüm sahte belgelerin imal edilmesi...

Cumhurbaşkanlığı’na geçtiğimiz günlerde Atatürk döneminden sonra hazırlanmış bu şekilde belgelerden meydana gelen bir arşivi satma teklifi yapılmış ama evrakın düzmece olduğunu hemen farkeden uzmanlar talebi geri çevirmişlerdi.

Şimdi, şakır şakır mühürlenmiş bu belgeleri pazarlayabilmek için üst düzeydeki bazı kişilerden aracılık ricasında bulunulduğunu da işitiyorum...

Galatasaray’ın müzesinde sergilenecek olan mektup, piyasaya sürülmeye çalışılan bu belgelerden biri gibi görünüyor! Zira, söylediğim gibi Mustafa Kemal’in mektubunun altına mühür olarak basılmış böyle bir imzası mevcut olmamıştır ve mühürdeki imza Atatürk’ün Soyadı Kanunu’ndan önce kullandığı Lâtin harfli ilk imzasının bozuk bir taklididir!


Mustafa Kemal’in o senelerdeki imzasının aslını yine bu köşede görüyorsunuz...

KAYNAĞI ARAŞTIRILMALI

Dolayısı ile, Galatasaray’a mektubun “provenans” ını, yani kaynağını iyice tahkik etmek düşüyor! Mektup gazeteci, dışişleri bakanı ve klübün eski başkanı Necmeddin Sadak’ın veya Soyadı Kanunu’ndan önceki ismi ile Necmiddin Sadık Bey’in ailesinden temin edilmiş olsa bile, altında ıslak imza yerine uydurma bir kaşenin bulunması sebebi ile gerçekliği yine de tartışmalıdır. Yok eğer klüp belgeyi bir yerlerden yakın zamanda aldı ise, sözünü ettiğim uydurma mühürlerin hababam basıldığı kâğıt parçalarından biridir!

Böyle tartışmalı ve Mustafa Kemal’in imzası bakımından da apaçık sıkıntılı olan bir belgenin Galatasaray Klübü’nün müzesine hiç soruşturulmadan konmaması gerektiği için, klüp idarecilerine naçizane bir tavsiyede bulunayım: Cumhurbaşkanlığı’na “araştırmacı” sıfatıyla müracaat edip arşivin başında bulunan ve belge konusunda Türkiye’deki en önemli üstadlarından olan Muhammed Safi’den mektubun Atatürk’ün evrakı arasındaki müsveddesinin görüntüsünü istesinler ve müzelerinde bu kopyeyi şık bir çerçeve içerisinde teşhir etsinler!

İstemeleri gereken belgenin arşiv numarasını da sevabına vereyim: 01016987-121!